Antu.com - Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi

 



Haftanın Konusu: İletişim – Strateji - Kurumsallaşma

Bu haftaki Haftanın Konusu`nu dueyen üyemiz Cüneyt Aytaç belirledi. Topiğin adı; "İletişim - Strateji - Kurumsallaşma". Cüneyt Aytaç haftanın konusunu şöyle başlattı;

"İletişim:

Fenerbahçe artık 5 yıl öncesinin Fenerbahçe’si değil. Yönetimimizin ve Sayin başkanın yaptığı inanılmaz tesisleşme ve gelir kalemlerinin yeniden yapılandırılması sayesinde Fenerbahçe finansal olarak daha büyük. Bu finansal büyüklüğü kurumsallığa ve sportif başarıya tavdi etmede de atılmış güzel, ama bence yetersiz adımlar var.
Bugün bakıldığında kulübü 10 yıl once yönetenlerin bence tahmin bile edemeyeceği kadar çok konuda, bazen incir çekirdeğini doldurmayacak detayla uğraşıyor yönetimimiz. Yani mikro-yöneticilik yapıyorlar.

Bu tarz, küçük bir yönetim alanı için ideal, ama birçok şube, düzinelerce medya organı, onbinlerce kongre üyesi, milyonlarca taraftar, TFF, UEFA, ticari ilişkiler, transferler ve Fenerium derken, stada asılacak pankarttan, FBTV’de yayınlanacak programa, bilet fiyatından, hangi ürünlerin üretileceğine kadar çok sayıda ve küçük detayla uğraşan yönetimimiz süpermenlerden oluşmadığı için nefesi kesiliyor. Bu durum maalesef Fenerbahçe’yi de onu sevenleri de yıpratıyor, üstelik en büyük başarı etkeni olan camia halinde bütünleşmenin önünde de engel teşvik ediyor.

İkibinli yıllarda yani iletişim çağında en önemli yaşam kaynaklarından iletişimsizlik sayesinde kopuyor yada kopma noktasına geliyor Fenerbahçe. İletişim aslında herşey…insanların kafasındaki “imajı” oluşturan en önemli etken. Ama Fenerbahçe yönetimi tüm iyi niyetine rağmen herşeyi beraber yapamıyor doğal olarak…ve imaj zedeleniyor. Şu Lugano olayını alalım: Fenerbahçe Güney Amerika’nın en iyi defansif futbolcusunu transfer ediyor ama bunu camiasına ve spor kamuoyuna duyurma şekli abuk bir gazete haberini yalanlama bilgisinin içi. Bu maalesef rastgele yapılmış bir hata değil, kulüpte var olan sistemsel bir problemin yansıması.
Yönetimimizde çok iyi işadamları var ama hiçbiri iyi iletişimci değil. Resmi sitenin ve TBTV’nin yönetiminden başlayarak klasik lafla basın sözcülüğüne uzaman bir yolda devamlı yanlışlar yapıyoruz.

Bir kere Fenerbahçe’nin iletişimi sadece BASINLA değil, camia içinde kongre üyelerinden divan kuruluna, taraftardan sporculara, camia dışında ise UEFA ve TFF ile yapılacak resmi irtibattan basına, rakiplerden, devlet erkanına kadar bir iletişim devizi sözkonusu. Konuların ve kurumların çeşitliliği, farklı yönlerde uzmanlaşan iletişimcilerin bu kulüpte barındırılmasını gerektiriyor.
Dolayısıyla da bir Fenerbahçe İletişim Direktörlüğü şart.

Bu direktörlüğün altında camia içi iletişimi sağlayacak bir kutucuk, resmi kurumlar (devlet TFF UEFA) ile iletişimi sağlayacak bir kutucuk, basınla “geçinecek” bir kutucuk, amatör şubelerden sorumlu bir kutucuk, ve Fenerbahçe’nin kurumsal tesis yönetimini temsilen bir kutucuk lazım. Bu kutuları dolduracaklar kendi alanlarında doğru ve hızlı iletişimi yapmaktan sorumlu olacaklar, ve iletişim direktörüne raporlayacaklar. İletişim direktörü Fenerbahçe ile ilgili TÜM haberleri ve olayları bilecek. Belki başkanın bilmediği olayları bile bilecek, ve başkan/YK ile danışarak neyi nasıl açıklayacaklarının stratejisini oluşturacak. Fenerbahçe içi ve dışına hiç bir “duyum” haberi çıkm ayacak, çıkanlar hızlıca yalanlanacak. Böyle bir yapıda “bir bilenler” yani Alaaddin Metin’ler vb. elenecek, ve Fenerbahçe’nin iletişimi işi bu olan profesyonellere emanet edilecek.

Fenerbahçe’nin operasyonel işlerini bugünkü gibi başkan ve YK idare edecek, kararları alacak, ama açıklama yapmayacaklar, çünkü Fenerbahçe’nin “yüzü” iletişim grubu olacak ve imaj oluşturma ve geliştirmeden bu grup sorumlu olacak.



Strateji:

Fenerbahçe’li için “Fenerbahçe iyi yönetiliyor mu?” sorusunun cevabı, rakipler için “Fenerbahçe ne kadar güçlü?” sorusunun cevabı…İMAJ.
Ve maalesef Fenerbahçe’nin şu andaki imajı ne taraftarda, ne medyada, ne UEFA nezdinde, ne rakiplerde, ne hakemlerde, ne de spor kamuoyunca iyi denilebilecek seviyede.
Neden? Fenerbahçe herkesle ve herşeyle kavgalı. Bu kavgaların çoğu hatta hepsi iyi nedenlerle yapılıyor. Hepsi doğru kavgalar…ama strateji? Ama öncelik? Tüm dünya ile aynı anada savaşamayacağınızı Almanya’dan öğrenmiş olmalıyız. Önceliklerimiz ve bu savaşları kazanacak bir stratejimiz olmalı. Böyle bir strateji var mı? YOK.
Bugünkü görüntü ateş hattında, savaş alanında kim varsa onunla kavga eden/savaşan bir Fenerbahçe. Ama savaş alanında düşmanın bir askerini öldürmekle başkumandanını öldürmek bir olmadığı gibi Kanatsız Kazım’la, Havhav’la, vb. uğraşmak, Haluk Ulusoy’la uğraşmak ve onu devirmek kadar önemli değil. Belki Fenerbahçe geçtiğimiz dönem kendi taraftarıyla, küfürle, medyayla uğraşacağına tüm gücünü Haluk Ulusoy’u seçtirmemek üzerine odaklasaydı bugün şampiyonluk sayımız 17, ve 18e doğru gidiyor olacaktık. Başsız kalan düşman dağılacak ve muhtemelen bazı odaklarla savaşmaya gerek bile kalmayacaktı.
Savaşılacak savaşların sırasının doğru seçilmesi, ve bu konuda bir strateji oluşturulması çok önemli. Dolayısıyla da Fenerbahçe Strateji Direktörlüğü şart.
Bu direktörlüğün altında eski başkanlardan, eski kumandanlardan, eski bürokratlardan, ve hukukçulardan oluşan bir kurul olmalı. Bu bir nevi istişare kurulu mesela Kenan Evren Lisesinin alınması için bir strateji oluşturup başkan/YK’na bildirecek, hukukçular ve eski federasyon üyeleri UEFA şikayet, tefefe ile mücadele konusunda bir strateji oluşturacak, eski başkanlar kulüpler birliği denen oluşumla mücadele için bir strateji oluşturacak, ve istişare kurulu olarak başkan ve YK’na öncelikleri ve incelikleri olan bir savaş planı hazırlayacaklar.
Bu plan Fenerbahçe’nin önümüzdeki 5 yıl için hassasiyetlerini ve öncelikli, hassas alanlarını belirleyecek. Bu plan Fenerbahçe için “casus belli” yani savaş sebebi olacak konuları belirleyecek. Başkan ve YK da bu planı uyarlayacak, ve iletişim direktörlüğünün belirleyeceği kanallardan camia içi ve dışına belli bir plan doğrultusunda yayacak, ve uygulayacaklar.



Kurumsallaşma:

Yukarıda yazdığım yapı aslında biryerde devletin yasama-yürütme-yargı gibi değişik yapı ve dengeler üzerine kurulması gibi bir şey. Kulübün yapılması gereken işlerinin güç ve yetki ayırımı ilkesine gore dağıtılması.
Günlük operasyonel işler (yani transfer, kulüp ve amatör şubeler idaresi vb.) başkanımız ve YK tarafından yapılacak, uzun vadeli stratejik plan Strateji Direktörlüğünce hazırlanıp başkan/YK’ya sunulacak, Fenerbahçe’nin her türlü iletişimi ise İletişim Direktörlüğü’nce yönetilecek.
Böylece herkes kendi işine odaklanacak. Sayın Başkan bilecek ki birisi FB’ye laf atıyorsa iletişim grubu bu konuya net tavır koyacak. Yada Fenerbahçe’nin önü kesilmek isteniyorsa Sayın Başkan ve YK bilecek ki strateji grubu bu konuda çalışmaya başladı bile.
Bütün bu kaygılardan ve detaylardan arınmış bir yönetimin Fenerbahçe’yi daha ileriye taşıyacak adımları atması bence çok ama çok daha kolay olacak.

Kulübün içine yerleştirilecek bir süreç yada değer akışı yöneticisi kulübün kombine/bilet fiyat belirlenmesinden, Feneriumda satılacak ürünlerin belirlenmesine, web sitesi eleman seçiminden FBTV yayın akışı kararlarına kadar tüm karar süreçlerini tanımlayacak, ve Fenerbahçe Spor Kulübünde bundan sonra bir kişinin iki dudağı arasından kararlar çıkmayacak. Tanımlı süreçlere, ve bu süreçlerin tanımladığı yetkili kişilere dayanacak, tutarlı, adil, ve kulübün diğer organları ve birimleriyle uyumlu bir süreç haritasının çıkarılması Fenerbahçe’yi farklılaştıracak, kurumsallaştıracak, ve Fenerbahçe’nin iletişim çağına uygun dönüşümünü hızlandıracaktır.

Nasıl? Hayali bile güzel değil mi? Bunun bir hayalden öteye gidebilmesi için Fenerbahçe`yle ilgisi olan çeşitli kişi ve kurumlara beklentinin bu olduğunu fısıldamak, yönetime bir rapor hazırlayarak bu eksiklikleri ve çözüm önerilerini iletmek gibi seçenekler önümüzde, lakin herşeyden önce bizlere düşen bu enine boyuna ve derinlemesine tartişip olgunlaştırmak.

Sevgiler,
Cüneyt Aytaç"


22.08.2006
Antu.com Forum Haberleri

25.02.2012:Antu Forum
Bu Sertlik Yakışmadı...
26.10.2008:Antu Forum
Antu.com Forumları kısa bir süre...
26.11.2007:Antu Forum
Efsanelerin İmzaladığı Telefonla...
31.10.2007:Antu Forum
mehhuas_80: Euro League - Grupta...
04.04.2007:Antu Forum
Duayen Üyelerimizden Gurur Veric...
23.03.2007:Antu Forum
Haftanın Konusu: Lig Tv Dosyası ...
23.03.2007:Antu Forum
Haftanın Konusu: Lig Tv Dosyası ...
15.12.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: "Lig TV Dosyası...
13.11.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: "İlahi Adalet"...
06.11.2006:Antu Forum
"Kaptanım Seninle Gurur Duyuyoru...
06.11.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: Ulusoy devri bi...
01.11.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu...
12.09.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: "Çıplak Kral ve...
05.09.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: "Müşteri mi, Ta...
29.08.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: İletişim – Stra...
22.08.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: İletişim – Stra...
21.08.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: "Avrupa’da Başa...
20.08.2006:Antu Forum
Alex`in insanustu istatistigi !!...
16.08.2006:Antu Forum
Haftanın Konusu: "Taraftar-Seyir...






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com