Uzun bir aradan sonra tekrar “merhaba” sevgili Fenerbahçeliler, sevgili voleybolseverler. Yazılarıma ara verme sebeplerimden en önemlisinin yeni bir Fenerbahçelinin –ki kendisi artık tribünlerde yerini almaya başlamıştır, ailemize katılmış olması olduğunu söylemem sanırım geçerli bir mazeret olacaktır. Arayı kapatabilmek için voleybolda yakın geçmişimize ait çok kısa bir özet yaparak başlayacağım.
Sevgili Aylin Ablamız’ın da harika yorumlarıyla, güzel Türkçe’si ile yakında bizlerle olacağını buradan müjdelemek isterim.
Annus Mirabilis, Annus Horribilis
“Annus mirabilis” Latince bir terim olup, “mucize yıl” veya “mucizeler yılı”, “harikalar yılı” anlamlarına gelmektedir. İlk kez 1666’da bir İngiliz şair tarafından kullanılmıştır. 1666 yılı aynı zamanda Sir Isaac Newton’un annus mirabilisi olarak da bilinir. Kendisi bu yıl içerisinde matematik, optik, hareket ve yerçekimi ile ilgili çığır açıcı fikirlerini geliştirmiştir. Bunu takip eden annus mirabilis Albert Einstein’ın annus mirabilisi olarak adlandırılan 1905 yılıdır. Einstein bu yıl içlerinde Özel İzafiyet Teorisi’nin de yer aldığı, günümüz fiziğinin temellerini oluşturan yazılarını yayınlamıştır. Bu terimin tam aksini, yani “korkunç yıl”ı ifade eden “annus horribilis” deyişi ise ilk kez 1992’de II. Elizabeth tarafından gündeme getirilmiştir.
2007 yılı, kuruluşunun 100. yılında Fenerbahçe’nin Annus Mirabilis’i olarak anılabilecek bir yıl olmuştur. Rekor sayıda kupa kazanılmış, tüm branşlarda şampiyonluklar kazanılmıştır… Tek bir branş haricinde: Voleybol. Aslında çok da şaşırmamak gerekirdi çünkü yıllarca ihmal edilmiş bir şube “ha” deyince şampiyon olamazdı, olamadı da. Fenerbahçe, voleybolda tarihinde erkeklerde hiç şampiyonluk kazanamamış iken, bayanlarda son şampiyonluğunu 30 yıl kadar önce kazanmıştı. Bütün bu bilinenlere rağmen, bu durum voleybol şubemizde bir eziklik hissine, büyük bir üzüntüye, büyük bir düşkırıklığına yol açtı.
Takımlarımız şampiyon olamasa da o sezon taraftarın büyük sevgisini kazanmışlardı çünkü hem bayan takımı “Sarı Melekler” hem de erkek takımı “Filenin Efendileri” Fenerbahçe taraftarının istediği tek şeyi gerçekleştirmiş; sahada terinin son damlasına kadar mücadele etmiş, yüreğini ortaya koymuştu. O sene taraftar oyuncularla birlikte güldü, oyuncularla birlikte ağladı. Bir takımın taraftarına pankart yaptırdığı ender ve çok özel bir sezonu birlikte yaşadık…
Taraftarın voleybol şubesine sevgisi, şube yöneticilerini ve çalışanlarını daha da fazla çalışmaya teşvik etti ve ertesi sene de herkes dört elle işine sarılmaya devam etti. 2007-2008 sezonu sonunda erkek voleybol takımımız, Filenin Efendileri tarihimizin ilk şampiyonluğunu bize yaşattığında hepimiz sevinç gözyaşlarına boğuluyorduk. Aynı sezon olaylı bir final serisi sonucunda Sarı Melekler sezonu ikinci tamamladılar.
2008-2009 sezonunda, Filenin Efendileri önde götürdükleri final serisini harika çocuk, yürekten Fenerbahçeli pasörümüz Arslan’ın sakatlanması sonrasında kaybederek belki bir şampiyonluktan daha da fazlasını kaybettiler ... Aynı sezonda Acıbadem Sağlık Grubu’nun (AGS) sponsorluğunu alan Sarı Melekler iyi bir sezonun ardından final serisinde rakibi eze eze yenerek, şampiyonluğumuzu deplasmanda ilan ettiler.
İşte o sezonun ardından Sarı Meleklerimiz için annus mirabilis yani “mucize yıl”; Filenin Efendileri için ise annus horribilis yani “korkunç yıl” başlamış oldu!
Melekler 2009-2010 sezonunda da AGS’nin sponsorluğunda kalarak rüya gibi bir takım oluştururken, oynadıkları tüm resmi maçlarda, ki bunlara Avrupa Kupalarındaki maçlar da dahil, sadece 1, yazı ile bir set kaybettiler. Fenerbahçe Acıbadem engelleri, rakipleri güle oynaya aşarken her geçen gün daha fazla taraftara oynamaya başladı.
Madalyonun öbür yüzünde ise yokuş aşağı kaymaya başlayan Filenin Efendileri’ni görmekteyiz. Önceki senenin lig şampiyonu, kupa şampiyonu, geçen senin ikincisi, Balkan Şampiyonu Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımımız’ın bu sene de sponsoru yok. Bu sene formada göğüs veya kol reklamı dahi yok ve en kötüsü taraftar da bu sene kendilerine daha az sahip çıkıyor gibi maalesef. Kupadan elenen, ligde mağlubiyetler alan, reklamsız, sponsorsuz ve tribün desteksiz Efendiler bu seneyi aratacak bir “annus horribilis”e doğru ilerlemekte!..
Sevgiler, saygılar,
Kubilay Ece kubilay@antu.com
Haber hakkındaki yorumlar; http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=136&kID=15323.12.2009 03:43 |