Suni Gündemler... - Antu.com

 

Suni Gündemler...

Son yapılan çalışmalarla Ankara 19.Mayıs stadı’nın zemini suni çimle kaplandı. Suni çimde oynayanlar ne meret birşey olduğunu iyi bilir. Bir kere maç boyunca ayaklarınız yoğunlaşan ısıyla mücadele etmek zorunda. Yaz mevsiminde veya sıcak havalarda bu iyice çekilmez bir hal alır ki, en kaliteli ayakkabıyla oynasanız dahi ayak parmaklarınızın veya ayağınızın kenarlarının su toplama ihtimali oldukça yüksek. Soğuk havalarda da değişen çok şey olmaz. Zira ayaklarınızın hava almasına engel olan zemin, bir nevi pranga görevi görür. Müsabakayı oynarsınız, ancak normal sahada sarf ettiğiniz eforun iki mislini harcamak zorunda kalırsınız. Şutlar ve paslarda, saha zeminine alışık olmayanlar için büyük dezavantaj. Ev sahibi ekip için çok büyük bir avantaj değil. Alttan ısıtma sistemi yoksa kış mevsiminde bu sahada top oynamak sadece hayaldir.

Suni çim, geçici bir çözüm olarak kullanılabilir. Ancak sürekli kullanılacak bir proje değil! Üstelik Süper Lig’de mücadele eden takımlar için kesinlikle değil. Bu uygulama zaten yıllar boyu Ankara’lı sporseverlere haksızlık eden zihniyetin, utanmadan reva gördüğü işgüzârlıktır. Bu ve bunun gibi işgüzârlıklardan kurtulmanın yoluda Türkiye Futbol Federasyonu’ndan geçmekte. Stadlar takımların kontrolüne bırakılır, stadı daha önceden belirlenecek “Modern” kriterlere uymayan takımlara, Süper Lig’de oynama belgesi verilmezse futbolumuz böyle saçmalıklara mahkûm edilmez. Bir stadı ortak kullanacak takımların şartlarıda netleştirilirse, stadın bakım ve tadilât gibi sorunları aksamaz. Sorumluluklarını aksatan kulüplere (Zemin, tribünler, soyunma odaları, basın ve protokol tribünü bakım ve onarımı, tasnif ve düzenlemeleri gibi) en ağır para cezası, cürmün tekrarı halinde saha kapatma veya puan silme, hükme mağlubiyet gibi yaptırımlar uygulanıra eminim stadlarımız Avrupa standartlarını bile geçer..!

Marifet, düzgün işler yapana 20.000 YTL ceza kesmekte değil beyler! Bütün stadları Avrupa standartlarına kavuşturabiliyor musunuz? İşte marifetin büyüğü budur..Hadi bakalım kolay gelsin!

Hem Gurme, Hem Zabıta, üstelik bir de Spor Yazarı...
Aslında yeni bir hadise değil bu. Hıncal Uluç ve onun yetiştirdiği talebelerinde sıkça görülen bir rahatsızlık. Gaziantep-Fenerbahçe maçını yorumluyorlar, yazının final bölümünde ya bir belediye’ye şikayet anekdotu veya herhangi bir mekana övgü yada eleştiri cümleleri ile yapılan finaller kabak tadı vermeye başladı. Filanca yemeğin tuzu fazla kaçmış, falanca sokağın lambası neden yanmıyor? Futbol bunun neresinde? Anlayana aşk olsun. Kendimi zorluyorum, düşünüyorum. Acaba diyorum bende mi bir anormallik var? Tuzlu yemek, futbolcunun sağlığını olumsuz mu etkiliyor ki, böylesine bir mesaj verme gereği hissetmişler? Yada bir futbolcu belediye çukuruna basıp sakatlık mı yaşadı? Ne alaka değil mi? Bende öyle diyorum...Ne alaka beyler? Spor yazarı mısınız? Gurme mi? Yoksa Zabıta mı?

Aslında hadise apaçık ortada. Her hafta klişeleşmiş cümleler kullanmaktan kendileri de sıkılyor. Ee kalkıp “Her hafta aynı terane” deyip isyan bayrağı çekecek değiller ya. Kendi yazdıklarına kendileri isyan ediyor, tıkandıkları yerde konuların içine böyle alakasız olayları ekleyip zaten boş olan köşelerini akılları sıra doldurduklarını sanıyorlar. Evet köşeler belki harflerle doluyor ama içerik yok. Boş, bomboş...Tıpkı süslemeye çalıştıkları sayfalar gibi!

Tek suçu Sarı Lacivert formanın 5 numaralı sahibi olması...
Emre’den Milli takım kaptanı olmazmış mış, şöyleymiş, böyleymiş! Efendim, biz bu Milli forma altında Hasan Şaş, Ayhan Akman ve Gökdeniz Karadeniz gibi isimleri alkışlayıp bağrımıza basmışsak, Emre Belözoğlu’nun heykelini Taksim meydanı başta olmak üzere HınçAL efendinin evinin önüne dikmeliyiz.

Farkın farkı...
Adnan Polat buyurmuş “Fenerium zorumuza gidiyor”. Fenerium’un yıllık cirosu sayın Adnan Polat’ın zoruna gidiyormuş. Bu sebeple pazarlama departmanını yenilemişler ve “Fenerium”la başa çıkacak, hatta sollayacak(!) bir stratejiyle rekabete girişeceklermiş. Hayırlı olsun...Yalnız bizimde zorumuza giden hadiseler var. Mesela size göre Aslantepe, bize göre “BELEŞTEPE”. Siz, Fenerbahçe taraftarının başarısını kıskanıyorsunuz, biz size üstelik devlet eliyle yapılan peşkeşe isyan ediyoruz. Stad yapmaya dirayeti olmayanların “Fenerium”a kafa tutmaları şaka gibi...! Kamera ne tarafta beyler?

Mazeretim var...
Bütün gözde Lig’lerde maçların en az 5-6 tanesi aynı anda oynanır ve hemen hemen hepsi o ülkenin futbolseverlerine “canlı” yayınla aktarılır. “Trabzon’da 50 bin tane decoder satamadık, şimdi Trabzonspor’un tüm maçlarını nasıl yayınlayalım?” mantığı acizliktir! Mesela Kayserispor taraftarıysanız, Lig TV abonesi olmanız gerekmez. Nasıl olsa takımınız üç büyüklerden biriyle oynamıyorsa maçınız yayınlanmıyor. Eee sizde kalkıp toplam 6 maç için 683 YTL öder misiniz? Elbette ödemezsiniz...! Ama pay almaya gelince herkes aslan, herkes panter! İlla ki, herkes hakkını alsın. Adaletsizlik olmasın. Fakat bunu yaparken nasıl olsa bu garanti deyip kimse de tembelliğe alıştırmasın kendisini!

Sorun, “Naklen Yayın” ihalesinde Türkiye Futbol federasyonu’nun naklen yayın şartlarını net bir şekilde ortaya koymamasıdır! Bir bakıma ihaleyi alana ışık tutan bu yaklaşımın cezasını futbolseverler çekiyor. Danışıklı güreşlerin sonucudur aslında ekrana yansıyan!. Bu sorunu yayıncı kuruluşa ilettiğiniz zaman aldığınız cevap hazır “Kardeşim, Federasyon müsade etti de biz mi yayınlamıyoruz? Şartlar böyle ne yapalım?” diyorlar. Oysa, Federasyon bugün kanun çıkarsa düzenleme yapsa yayıncı kuruluş aynı saatte iflas ettiğini açıklayacak. Çünkü elinde malzeme yok! Kadro yok! Yok oğlu yok...İki tane HD destekli naklen yayın aracıyla bütün ülke futboluna ipotek koymaya çalışıyorlar. O iki arabada üç büyüklerin maçlarında dolaşıp duruyor. Diğerleri mi? Yöresel yayın yapan TV kanallarından tutunda, ulusal kanallara kadar hangisi denk ve hesaplı gelirse kiralanan naklen yayın araçlarıyla yaşayıp gidiyorlar işte...Şeref tribünlerinin yanındaki kameradan 50 metre çaprazda kalan pozisyonun ofsayt olup olmadığını tartışıyoruz. Nasıl ama? Bu gazetelerin haftasonu bulmacalarından daha zor ve cazip. Üstelik görüntülü...Güler misiniz? Ağlanacak halimize..!

Madem yeni sayfalar açıldı, madem çarşaf çarşaf beyaz sayfalardan bahsediliyor, bir zahmet şu konuyad el atın! Siz, Federasyon eliyle tüm ülkeye üç takımı empoze etmeye kalkarsanız elbette Anadolu’da stadlar dolmaz, elbette istenilen kalite hedeflenen başarı ve rekabet ortamı sağlanamaz!

Facebook’ta kullandığım saatli maarif takvimine göre bugün: Sebze çorbası, patlıcan kızartma ve komposto yapabilirsiniz. Yine bugün doğan kız çocuklarına Mehtap, erkek çocuklarınada Ahmet adını verebilirsiniz. İlaveten bugün, gün üç dakika daha kısalıyor..Ömürleriniz kısalmasın, yeter ki! Üç dakikanın lafımı olur...

Saygılar
Murat Kılıç

Haber hakkındaki yorumlar; http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=27737

11.09.2008

Haber Ara

Hayırlı Olsun...
Futbol ailesinin yaz tatili geçtiğimiz hafta sonu oynanan maçlarla bitti. Bizim için karanlıkta kalan bir gece ...

Vizyoncu geldi hanııım...!
Başkanımız Aziz Yıldırım’ın kongre öncesi “Üç yıl üst üste şampiyon olacağız” cümlesi belli ki birilerini fena ...

"Çubuklu"ya dokunmayın!

Kelimelerin kifayetsiz kalacağı bir sevdayı yazmak haddime değil. Bestelenen şarkılarımızın ilham ...


Suni Gündemler...

Son yapılan çalışmalarla Ankara 19.Mayıs stadı’nın zemini suni çimle kaplandı. Suni çimde oynayanl ...


Üç İhtimal...

Bunca sakat ve eksik oyuncumuza, üstelik yoğun geçen sezon hazırlıkları ertesinde takımın oldukça ...


Saygı...
Her geçen gün anlam ve önemi unutulmaya yüz tutan bir kavramla başbaşayız. İnsanların sınır tanımadığı bir düz ...
Sayfa: 1






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com