Emre Belözoğlu Röportajı - Antu.com

 

Emre Belözoğlu Röportajı
Antu Radyo Koordinatörümüz Serkan Yakın (Sekoloji) Fenerbahçemizin Newcastle`dan transfer ettiği Emre Belözoğlu`yla Samandra Tesisleri`nde bir röportaj yaptı. Genelde sizlerden gelen soruları Emre büyük bir samimiyetle cevapladı.

Serkan: Günde kaç saat antreman oluyor?

Emre: Hafta da 1 maç oynarsak sadece 1 gün iznimiz oluyor. izinden sonraki günde çift idman yapıyoruz. Bugün yine ağır bir idman yaptık.

Serkan: Fenerbahçede günlerin nasıl geçiyor?

Emre: Çok mutluyum. Öncelikle Türkiye´ye döndüğüm için ve böyle bir takıma geldiğim için. Takım içinde tanıdığım çok arkadaşım. Birkaç kötü sonuç dışında herşey iyi gidiyor.

Serkan: Kayıp puanları telafi edebilecek misiniz?

Emre: Bizim ciddi bir potansiyelimiz var. Zaten bu 6 puanlık kaybı da büyük bir kayıp olarak görüyorum. Beklediğimin üstünde bir puan kaybı. Bizler iyi futbolculardan oluşan bir ekibiz biz. Bu yüzden bunu telafi edebilecek güçteyiz ama 6 puan bence büyük bir kayıp. Şu an 12 puanda olmalıydık. 4 tane maç oynamışsınız 2 tane mağlubiyet. fenerbahçe gibi büyük bir takımın ligi belki 2-3 tane mağlubiyet ile bitirmesi gerekir. o da en kötü şartlarda böyle bitirmesi gerekir. Kötü bir başlangıç‚ bir istatistikte görmüştüm 10 senenin en kötü başlangıcı.

Serkan: Peki neye bağlıyorsun bunu?

Emre: Ya aslında herkesin kafasındaki düşünceler bende de var yani. Sadece baktığınızda 1-2 oyuncu gitmiş‚ ama başınızdaki bir hoca ayrılmış yeni bir hoca gelmiş. Yeni bir mantalite yeni bir anlayış. Oynatmak istediği futbol farklı. Futbolcuları yeni tanıyor‚ Türkiye´yi yeni tanıyor. Ben ki Türkiye ligine 7.5-8 yıllık bir ara verdim‚ geldiğimde şu an zorluk çekiyorum. Zorluk çekmesi çok normal. ben biraz buna bağlıyorum. Hocanın takımı tanımasına. Takımın hocayı anlaması‚ hocanın istediği futbolu oynamaya çalışması. Buna bağlıyorum. Tabi eksiklerimiz de var. Her takımın kendine göre eksikleri var. Ama Fenerbahçe önceki sezona göre oturmuş kadrosu olan bir takım rakiplerimize göre. Eksiklerimiz 2-3 kişi bile olsa farkediyor. Çünkü biz onlara göre daha oturmuş bir takımız. Bu bence biraz etkiledi ama şimdi herkes birbirini daha iyi anlamaya başladı. Biraz daha fazla mücadele etmemiz gerektiğini hepimiz çok iyi anladık. Sadece isimle olmuyor bu işler. Bu da çok önemliydi bence bundan sonra sahaya daha net yansıyacaktır.

Serkan: Sen gelmeden önce bu takımdan giden oyuncular var. Ve senin birlikte oynamadığın oyuncular. Aurelio ve Kezman ilk aklıma gelenler. Kemal gitti. Bu 3 isimden veya aklıma gelmeyen diğer isimlerden keşke gitmeseydi de kalsaydı dediğin bir oyuncu var mı?

Emre: Ee tabiki‚ ee bu tür konuların inisiyatifi yönetimimizdedir. Ben bu takım içindeki her futbolcuya ve sayın başkanımıza çok güveniyorum. Vermiş olduğu kararların her zaman biz arkasındayız. Marco ile ben yanyana oynamış bir futbolcu olarak Milli Takım´da‚ Marco´nun her takım için çok önemli vazgeçilmez olduğunu düşünüyorum. Her Fenerbahçeli´nin düşündüğü gibi Marco gibi bir oyuncu dünyada artık çok az. Hem de Türk statüsünde‚ kendisi böyle istedi‚ kulübümüzle anlaşamadı. fenerbahçe kulübünün başarısı esastır buradan. Hiç kimsenin vazgeçilmez olduğunu düşünmüyorum. Herkesin boşluğunun dolacağını düşünüyorum‚ sadece biraz zaman gerekiyor‚ futbolcuların başkanın herkesin yeri dolar. Marco´nun yeri de dolar biraz zamana ihtiyacı var.

Hayatımda hiç keşke demedim. Marco´nun tercihi bu. Milli Takımda´da konuştuk. Gideceği ile ilgili hiç düşüncem yoktu açıkçası. Ama gittiğine üzüldüm. Ama hayatımda hiç keşke diye birşey olmadı‚ Marco´yla alakalı keşke diye hiç bir şey söylemem.

Serkan : Eyvallah

Serkan: Şimdi Emreciğim biliyorsun bu röportajı antu.com adına yapıyorum. Antu.com’u bilmiyorum takip ediyor musun?

Emre: İmzadan sonra takip ediyorum.

Serkan: Fenerbahçenin internetteki kalesi olarak bilinen ve artık tüm Fenerbahçelilerin neredeyse her gün en az 1 kere uğradığı bir site ve basında çok iyi takip ediyor‚ hatta antu.comda yapılan haberleri artık öbür gün basın kuruluşların haberlerinde görüyoruz. Buraya gelmeden önce senin geleceğini taraftarlarımızda paylaştık. Yaklaşık 100-150 tane soru geldi. 150 ayrı kişiden soru geldi. Sorular bir yerde birleşiyordu. Temel sorular var. Belki de bildiğin şeyler‚ işte son zamanlarda Hıncal Uluçun sana sataşması ve bu işin mahkemeye taşınması‚ sakatlığınla ilgili sorular var‚ ve işte tabi ki daha önce Galatasarayda oynamanın sana neler getirip neler götürdüğü‚ Fenerbahçede mutlu musun değil misin? tarzı sorular var. Ben onlardan biraz bir şeyler derledim. Tabi ki şu var taraftarlarımız sana büyük destek veriyorlar. Mesajlarının çoğu da her zaman yanında oldukları yönünde.

Emre: Çok teşekkür ediyorum‚ zaten karşılaştığım insanlarda bana bu desteği hissettiriyorlar.

Serkan: Mesela bir soru. Hattat isimli bir üyemiz sormuş‚ Şu anda medyanın kendisine karşı olan tavrını tahmin ediyor muydu‚ eğer tahmin ediyorsa Fenerbahçeye gelerek bu baskının altından kalkabileceğini düşündüren nedenler nelerdir?

Emre: ya tabi ki ben hiçbir zaman medya ile ilişkisi çok iyi olan bir futbolcu olmadım. Yani medya ile ilişki kurmak özellikle bu dönemde kendinizden çok taviz vermek demek. Bende üstüme düşen görev neyse bunu yapmak adına elimden gelen her şeyi yapacağıma sayın Başkanımız Aziz Yıldırımın yanında da söz vermiştim. Üstüme düşen görevi yaparım dedim‚ gerisini onlar yaparlarsa her şey daha iyi olur. Çünkü benim üzerimden oynadığım takımlar her zaman yıpratılmaya çalışıldı. Milli Takım başta olmak üzere. Şu anda Fenerbahçe ile alakalı belki sıkıntı olabilir. Ama ben oynadığım takımın başarısı için her şeyi yapmaya hazırım. Belki de çok sevmediğim insanlar da olsa basın içinde‚ ki sevdiğim insanlar da var‚ onlarla bile oturup konuşmaya uzlaşmaya varmaya hazırım. Ama onlar işi gerçekten çok çıkılmaz noktaya sürüklemeye başladılar‚ insanlar farklı yerlere çekmeye başladılar. Kendi kulübümün taraftarına karşı bile beni direk hedef gösterdiler. Sağolsun Fenerbahçeli taraftarlar buna hiç alet olmadılar. Bunu bilmeleri gerekir ki‚ Türk medyasının göstermiş olduğu gibi bir Emre yok burada. Para için Fenerbahçeye gelmiş‚ ben İngilterede ne kadar para kazanıyorsam Türkiyede de aynı parayı kazanıyorum. Fenerbahçeye para için gelmedim. Kendi hedeflerim için ve Newcastledayken bana en samimi yaklaşımı gösteren takım olduğu için Fenerbahçeye geldim‚ bu kulübün başkanı Aziz Yıldırım olduğu için Fenerbahçeye geldim. Ailem Fenerbahçeli olduğu için buraya geldim. Yani çok klasik bir şey olacak bundan önceki futbolcularda bunu söylemiş olabilir‚ ama ben bunu çok samimi söylüyorum. Galatasaraya çok büyük hizmetler ettiğimi düşünüyorum‚ bundan sonra da oynadığım kulüplere büyük hizmetler vermek istiyorum. Ama çocukluğumda Fenerbahçeliydim. Ondan sonra kader beni 13 yaşında Galatasaray altyapısına taşıdı. Akabinde de Galatasaray altyapısından A takıma çıktım ve Galatasarayda çok güzel günler yaşadım. Bu demek değil ki Fenerbahçede çok güzel günler yaşamayacağım. Çocukluğumda bir Fenerbahçeli olarak‚ Fenerbahçe takımına geldiğim için çok mutluyum. İnsanlar beni nasıl göstermek isterse göstersin‚ ama ben göstereceğim buradaki mücadeleyle vereceğim hizmetlerle herkese zaten bunu kanıtlayacağım. Fenerbahçe taraftarı ile bir sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum ama‚ medya ile tartışmalarımız sıkıntılarımız olacaktır. Ben her türlü şeye hazırım. Arkadaşın sorusuna biraz uzatarak cevap verdim ama. Sonuçta oynadığım takımların Milli Takımın‚ Fenerbahçenin menfaatleri söz konusu olduğu için‚ çok büyük kitlelere hitap ettiğimizden her türlü mücadeleye‚ kavgaya ve gürültüye bile hazırım. Ama önemli olan bu takımın başarılı olması.

Serkan: Peki küçüklüğünden beri Fenerbahçeli misin?

Emre: Ya şimdi şöyle hassas bir soru olur. Ben oynadığım takım benim Galatasaraydı. Çocukluğumda benim ailem nedeniyle Fenerbahçeliydim. Ama Galatasaray takımına transfer olduk 13-14 yaşında. Ondan sonra Galatasarayda çok güzel günler yaşadım o dönemde inkar edilemez duygular yaşadım‚ güzel duygular yaşadım. Bu nedenle oynadığımız takımla da özdeşleşiyoruz biz. O sahada ben üzerimdeki formayı düşünüyorum tabi ki‚ onunla özdeşleşiyorum. Ama profesyonel futbolcular olduğumuzdan dolayı şu an benim için esas olan Fenerbahçedir. O dönemde benim için esas olan Galatasarayın başarısıydı. Galatasaraydan önceki döneme gidersek bu bir gerçek tabi ki. Fenerbahçeliydim bunu zaten beni yakın tanıyan insanlar bilirler. Kimseye güzel görünmek‚ cici çocuk gibi görünmek için söylemiyorum. Bu bir doğru ve bir kaybım yok yani. Kendimi anlatma gereği duymuyorum‚ beni tanıyan insanlar bunu biliyor zaten.

Serkan: Şöyle bir soru var. Tam randıman alabilmemiz için sağlıklı olmasını diliyorum. Sık sık sakatlanmasını engellemesi için bir çalışması bir tedavisi olacak mı? Herhalde şu günlerde Fenerbahçe medyası ve Galatasaray medyası arasındaki farkı da anlamıştır. Tam olarak sakatlığı nedir? Kasık mı baldır mı? Ne kadar düzeldi? Bu yıl kaç maç oynayacağını düşünüyor?

Emre: Şimdi şöyle ben geldiğimden beri sadece bir Partizan maçında son idmanda dizim takıldı çime. Küçük bir sinirsel problem oldu. Onun dışındaki bütün maçlarda oynadım. Geldiğimizde kaç maç oynadıysak bilmiyorum toplamda. 1 maç haricinde hepsinde oynadım. Tabi ki bütün maçlarda oynamak istiyorum. Yine Türk medyasının göstermiş olduğu gibi değil de‚ kronik sakatlığı olmayan bir Emreyim. Daha çok futbol oynamak isteyen bir Emreyim. Ama ben açıkçası çok ağır sakatlıklar yaşadım. Kasığımla ilgili İnterde oynadığım dönemde bir sakatlığım vardı. 1.5 sene kadar hep o ağrılarla oynadım. Akabinde de bu ağrılarla oynadığımdan dolayı adale sakatlıkları gündeme geldi. Yani her futbolcunun yaşayabileceği‚ futbolu bilen herkesin bu sakatlıkları futbolcunun yaşamasını doğal karşılayacağı bir durum var ortada. Ben birazcık daha sahada %100 ünü vermeye çalışan bir adam olduğum için sakatlıklarımın dönüşü birazcık daha ağır oluyor. İnsanlar bilmeden çok yorum yapabiliyorlar. Benim kronik bir sakatlığım yok. Zaten kronik sakatlığı olan bir futbolcuyu Fenerbahçe gibi büyük bir camia almaz. Buraya geldiğimizde her türlü tetkikleri yapıyorlar‚ her türlü sağlık kontrolleri yapılıyor. Geldiğimde buraya Milli Takımdan sakat dönmüştüm. Küçük bir yırtık vardı. Hemen idmanlarıma başladım çok şükür o gün bugündür bir sakatlığım yok. İnşallah yine çok insanın istediği gibi bir sakatlığım olmayacak. Sakatlığımızı isteyen çok insan var ama‚ onlara inat bende sakatlanmamak için en iyi çalışmamı‚ en iyi dinlenmemi yapıyorum. Sakatlık olmayacak dersem yalan olur. Bu zaten kader‚ kısmet. İnsan yarına çıkmayacağını bilmiyor. Çok net konuşan bir insanım ama gelecek ile ilgili konuşurken her zaman tereddütlü konuşurum. Çünkü geleceği hiçbir insan bilemez. Bende bilmediğimi iyi biliyorum. O yüzden sakatlanmak istemiyorum. Kronik bir sakatlık yok. Adale sakatlığım oldu. Şu anda Semih var sakat‚ Edu var sakat‚ kim sakatlanmak ister yani. Wederson var sakat. Bileğini kırdı Deivid. Kim ister bileği kırılsın. Benim de geçen sene bileğim kırıldı‚ hala kronik sakat diyorlar yani. Ayağı kırılmış bir adama kronik sakat derseniz‚ insanlarda bunu böyle algılarlar. Böyle gösterilmeye çalışıldığından dolayı üzülüyorum. Kronik sakatlığımız yok zaten zaman da bunu gösterir. En iyi cevabı bana da‚ insanlara da zaman verecektir yani.

Serkan: şöyle bir soru var. Caner24ten. Galatasaraya gol atınca gol sevinci nasıl olacak diyor.

Emre: her takıma attığım gol sevinci gibi olacak. Aşırı da olmayacak‚ çok fazla da olmayacak. İnşallah gol de atarım Galatasaraya. Çünkü önemli bir durum söz konusu burada. Yani Fenerbahçeye gelmiş bir futbolcu olarak‚ yani ben Avrupadan gelsem de‚ Avrupada oynadım ben 7 sene‚ herkes Galatasaraydan geldiğimi düşünüyor ama ben Newcastle Unitedtan geldim. İnsanlar öyle algılıyorlar. Tabi ki en önemli arzularımdan bir tanesi Fenerbahçe forması ile çok gol atmak. Bunlardan bir tanesi‚ birkaçı‚ fazlasıyla Galatasaraya da olursa daha mutlu olurum.

Serkan: Fenerbahçe tribünlerini nasıl bulmuş? Demiş Egemen Onur. Bir de şey demiş‚ Turkish Maradona lakabını kim takmış? Var mı öyle bir şey?

Emre: İtalyada oynadığım dönemlerde iyi oynadığımız maçlardan sonra böyle şeyler söylüyorlardı. Ben Maradona olduğumu düşünmüyorum. Maradona sadece 1 taneydi. 1 tane Hagi var‚ 1 tane Alex var. Çok özel oyuncular. Özel yeteneklerim olduğunu biliyorum ama ben daha fazla mücadele ettiğim zaman bunları ortaya çıkartabiliyorum. Maradonayı kabul etmiyorum‚ o yüzden ben elimden geldiğince takımımın başarısı için mücadele edeceğim.

Serkan: Tribünler nasıldı Emreciğim?

Emre: tribünler gerçekten ben ilk geldiğim günden beri sağolsunlar bağırlarına bastılar. Bunu ben net olarak hissettim. Oynamış olduğum oyunla bende az çok bazı şeyleri göstermeye çalıştım. Onlar da daha hazır bir Emre izlediklerinde keyif alacaklardır. Sokakta yürüdüğüm zaman olsun‚ stada çıktığım zaman olsun herkesin bana desteği çok‚ beni etkiledi. Bende onlara layık olmaya çalışacağım. Fenerbahçe formasına layık olmaya çalışacağım.

Serkan: Bu sene Fenerbahçe tribünleri tam doluluk oranına ulaşmadı bu sene. Yani bilmiyorum bazı problemlerden dolayı mı‚ yoksa Fenerbahçenin biraz kötü gidişatından dolayı mı‚ son haftalarda bir boşluk var geçtiğimiz yıllara göre. Ben ilerleyen tarihlerde bunun dolacağına inanıyorum‚ çünkü satılan bir kombine var‚ sayı var‚ belli bir sayı var. Ama tam randıman şeklinde dolmuş değil. Sen birde Fenerbahçenin o dolu tribünlerinin halini görürsen geçen sene Şampiyonlar Ligindeki maçlarımız gibi.

Emre: Dinamo Kiev maçıyla ben inanıyorum yine tribünlerin dolu olacağına

Seko: şöyle bir soru var‚ yine demin ki konuyla alakalı. Galatasaray altyapısında oynarken hiç Fenerbahçe şortuyla antrenmana gitti mi?

Emre: (gülüşmeler) Yok öyle bir şey olmadı. Öyle bir şey olması zaten söz konusu değil. Ama Zeytinburnu spor altyapısında oynarken‚ Fenerbahçe forması ile gitmişimdir.

Serkan: Genelde dediğim gibi sorular ..

Emre: Tabi ki Galatasaray üzerine yoğunlaşmış olabilir.

Serkan: Kaliteli medyamızın kendisine olan tavrı Fenerbahçemize gelmesiyle daha da kötüleştiğini düşünüyor mu? Galatasaraydayken aynı olumsuzlukları yaşamış mı? Medyanın‚ hakemlerin genel olarak spor camiasının Fenerbahçeye adil davrandığını düşünüyor mu? Son olarak bize transfer olmaktan mutlu mu?

Emre: genel olarak cevaplamıştık ama yine üstünde duralım‚ özellikle Fenerbahçeye geldiğimden dolayı birkaç yazar hariç‚ ciddi anlamda bazı insanların bana bilendiklerini düşünmüyorum. Ne yazık ki birkaç ülkemizde her takımın taraftarı olan yazar var.

Serkan: Galatasaraya dönmesi söz konusu olabilir mi?

Emre: ben Fenerbahçede futbolu bırakmak istiyorum. Buraya geldim zaten 4 senelik mukavelem var. Böyle bir niyetim var. Zaten bunu da açık ve net söylemiştim. Yani şu an için burada hedefim başarılı bir futbol oynamak. Ama medyanın bana karşı olan tutumuyla alakalı benim gocunacak bir şeyim yok. Herkes duruşumu zaten biliyor. Beni tanıyanlar biliyorlar. Onların dışındaki insanlar da zaten zamanla anlayacaklardır. Benim bir duruşum var ve bundan da bugüne kadar ödün vermedim. Bundan sonra da ödün vermem. Onlar da varsın ödün vermesinler. Bakalım işin sonu nereye gider.

Serkan: Yıllarca ezeli rakip formasıyla çıktığı Şükrü Saraçoğlu stadyumuna‚ sonunda Fenerbahçe formasıyla çıktı. 2 formayla da bu sahaya çıktığında neler hissettiğini anlatabilir mi?

Emre: Tabi buraya geldiğimiz dönemlerde ben Galatasarayda oynarken‚ çok zor bir deplasman Fenerbahçe-Galatasaray maçları her zaman çok zor olmuştur. Kadıköyün atmosferi her zaman farklıydı. O dönemde oynadığım takım Galatasaraydı‚ rakibimiz Fenerbahçeydi zor bir maça çıkıyorduk. Artık ben Fenerbahçe formasıyla Kadıköyde her maçın taraftarımızın desteğiyle daha kolay olacağını düşünüyorum. Tabi üzerimizde Fenerbahçe forması olduğundan daha farklı bir duygu ortaya çıkıyor. Fark olarak diyebileceğim daha önce zorlu bir maça çıkıyormuş gibi‚ şimdi taraftarımızın desteğiyle daha kolay bir maça çıkıyormuş gibi hissediyorum.

Serkan: Emre Galatasarayda hücuma yönelik orta saha oyuncusuydu. Sola kaydığı dönemlerde oluyordu. İnter gidince Stankovicin biraz gölgesinde kaldı. Tabi sakatlıklar buna sebepti. Ondan sonra kadroda yer açmak için daha göbeğe kaydı. Neredeyse ön libero oynaması bekleniyor ondan. Acaba sakatlıklar yaşamasına‚ futbolun çok daha sert oynandığı orta alan mı sebep oluyor? Ofansta daha çok tekme yeseniz de bir yere kadar. Çünkü serbest vuruş ve penaltı vuruşu dışında kaleden uzaklaştıkça oyun sertleşiyor. Ayrıca futbola ne yazık ki beklenen sıçrayışı yapamayışı yine sebebi yine kaleden uzaklaşma durumumudur.
Emre: Yani herkesin bizden beklentisi büyük. Ben İntere gittiğim dönemde de‚ Galatasarayda da ön libero oynuyordum. Ama Galatasaray takımı çok farklı bir takımdı. Biz 8-9 kişiyle pres yapan bir takımdık. Beni korner bayrağında da görebiliyorlardı rakip. Kendi sahamızın korner bayrağında da görebiliyorlardı. Çok farklı bir takımdık 40 metreye düşürüyorduk biz sahayı. O dönemde de ön libero oynuyordum Suat abiyle. Önümüzde Okan abi oynuyordu. Onların önünde de Hagi‚ Hakan abi ya da Arif abi oynuyordu. Öyle gidiyordu yani şimdi insanlar bana her zaman söylediler. Lider vasıflı bir oyuncu olabilir ama ben bir 10 numara olduğumu hiç düşünmedim. Yani özellikle profesyonel anlamda. 10 numara bir futbolcu olduğumu hiç düşünmedim‚ onlar bana bunu layık gördüler. Hiçbir zaman böyle bir iddia da bulunmadım. Türkiyenin en büyük futbolcusuyum demedim. Tabiki bende yetenekleri olan bir futbolcuyum ama yani sıçrama dedikleri şey nedir. Türkiyede başka bir futbolcu daha gösteremezler İnterde 4.5-5 sene oynamış‚ Avrupada 3.5 sene oynamış Newcastleda başka bir futbolcu gösteremezler. Sakatlıkları olmuştur‚ hocalarımla sıkıntılarım olmuştur. Türkiyeye dönmeyi tercih etmişimdir. Herkesin yorumlayabileceği farklı şeyler var. Ama ben yaşıma göre 28 benim yaşım hiçbir Türk futbolcusunun yaşayamayacağı şeyleri yaşadım. Milli Takımda‚ kendi kulüp takımlarımda‚ Avrupa futbolunda benim gibi genç yaşında uzun süreli gitmiş bir futbolcu yok. Yani sıçrama dedikleri şey daha farklı bir şey. Belki onların gözünde ben daha büyük bir futbolcuyum. Beni Barcelonalarda‚ Real Madridte görmek istiyorlar. Ama bende açıkçası bende sıçrama olarak bekledikleri neyse onu belki gösteremedim. Onların benden istedikleri İnterden Manchester Uniteda Real Madride gitmekti. Ama ben Newcastlea gittim. Ve dönüşümde Türkiye oldu. Herkesin bir görüşü var. Kimsenin gölgesinde de oynamadım. Bunu biraz parantez içinde söyleyeyim yani. Kimsenin gölgesinde oynamadım.

Serkan: 4 yıl boyunca Fenerbahçe formasıyla hedeflerin nelerdir? Takımda en çok anlaştığın oyuncu kim?

Emre: Anlaşmam 4 yılsa‚ 4 yıl sonra 32 olacağım. 36-37 yaşına kadar oynamak istiyorum yani. 8-9 sene oynamak istiyorum. Hedeflerim çok iyi futbol oynamak‚ burada gösterebileceğim performansın en iyisini göstermek. Gücüm itibariyle‚ yaşım itibariyle‚ tecrübem itibariyle gösterebileceğimin en iyisini göstermek‚ insanların bizden olan beklentilerini ortaya koymak.
En çok anlaştığım futbolcu‚ yani saha içinde Alex ile oynamak çok keyifli‚ Roberto Carlos ile oynamak çok keyifli. Tecrübeliler. Saha dışında Burak olsun‚ Uğur olsun‚ Semih olsun‚ saha içinde de keza Semih ile çok iyi anlaşıyorum.

Serkan: Antremanlar dışında da görüşüyor musunuz?

Emre: Tabi tabi görüşüyoruz. İlk geldiğim dönemlerde sağolsun devamlı yemeğe gittik çocuklarla. Selçuk olsun Semih olsun yardımcı oldular bana. Her ne kadar Türk oyuncu olsam da benim için yeni bir ortam yeni bir camia. Onlarda bana çok yardımcı oldular. Buradan da onlara çok teşekkür ediyorum. Herkese yani staffa olsun‚ hocalarımıza olsun‚ burada yani Volkan abi olsun‚ Mahmut olsun herkes çok yardımcı oldu. Onlara çok teşekkür ediyorum.

Serkan: Ayberk10un bir sorusu var. Kendisi oynadığı her takımda 5 numara giyiyor. Kendisi açısından önemi nedir bu numaranın? Yasinden istedi mi bu 5 numarayı?

Emre: Ya tabi ben 5 numarayı hep giydim. Galatasarayda oynadığım dönemde de 5 numarayı vermişti Fatih Hoca. Milli Takımdada bu böyle gitti. Fenerbahçede de böyle olması Yasinin müsaadesiyle oldu tabi. Rica ettim‚ söyledim. Başkanımız da 5 numarayı giymemi istiyordu. Böyle oldu. Tabi ki Yasinle bir konuşmamız oldu arada.

Serkan: Kulüp takımlarından ziyade Milli takım maçlara daha agresif oluyor sanki. Hatırladığım İsviçre maçı‚ Macaristan maçı içerdeki yapmış olduğu hareketler‚ bunun nedenini ne olarak görüyor?

Emre: Yani agresiflik kastı‚ saha içinde her zaman agresifimdir. Agresif olmadığım maç benim biraz daha sönük olduğum bir maç olabilir. Agresif oynama benim tarzım zaten. Takımıma zarar vermeden agresif oynarım tabi ki. Basına yapmış olduğum kolu zaten hata olarak kabul etmiştim ben‚ özrünü vermiştim. Özrümü içimde yaşayamamıştım gerçi sonra yaptıklarımdan dolayı. Biz yine onların içinde ki düzgün insanların büyüklerimizden dolayı özür dilemiştik. İsviçre maçında da yapmadığım etmediğim bir kavgadan dolayı 6 maç ceza aldım. 4 maça düşürdüler. Etmediğim bir kavgaydı. Ben iç kimseyle bir yumruklaşmam bile olmadan 6 maç ceza aldım. Sadece bir gazetecinin orda da medyayla ilgili bir sıkıntı. Orda kavga etmedim. Bir kavgam olmadı. Ama 6 maç ceza aldım. Milli maçta yine otobüste Gökdeniz ile bir tartışmam oldu. Kavgaya çevirdiler. Yine devam ettiler senaryo yazmaya. Biz kendimizi biliyoruz. Ben kendimi iyi biliyorum. İnsanlar‚ beni tanıyan insanlar biliyorlar.

Serkan: Yıllar sonra şampiyonlar liginde oynayacağı için heyecanlı mı?demiş bir üyemiz

Emre: Evet 3 senelik bir ara oldu. Newcastleda Uefa kupası oynamıştık 2 sene. Güzel bir vizyon güzel bir vitrin. Herkesin oynamak isteyeceği‚ futbolcunun kendisini daha önemli olduğunu hissettiği bir lig. Bende çok mutluyum döndüğüme.

Serkan: Aragonesi nasıl buluyor? Hocanın futbolcuları ile diyalogları nasıl?

Emre: Çok tecrübeli bir isim. Çok yakın. Ben İtalyada oynadım. İtalyanlar olsun‚ İspanyollar olsun cana yakınlar bizim gibi Akdeniz kökenli insanlar. Kendisi ile iyi anlaşıyoruz. Annemin rahatsızlığında bile beni cep telefonumdan aradı. Bu yakınlığı bana hissettirdi. Çok önemli bir isim dünya futbolunda. Fenerbahçe ve Türk futbolunda bence çok büyük bir şans inşallah bizde değerlendiririz.

Serkan: bu arada geçmiş olsun annenin durumu nasıl?

Emre: Annemin durumu iyi. Sadece küçük bir rahatsızlığı vardı.

Serkan: Kalple ilgili mi?

Emre: kalple ilgili zaten anjiyo oldu. Küçük bir damarla ilgili bir sıkıntısı var. Şimdi iyi. Çok şükür. Allah başımızdan eksik etmesin.

Serkan: futbolculuk kariyerinden sonra hoca olarak ta futbolun içinde kalmayı planlıyor mu? Kafasındaki aktif futbolu bırakma yaşı kaç?

Emre: Futbolu bırakma yaşıyla ilgili kesin bir şey söyleyemem. Ne kadar güçlü hissedersem kendimi o kadar devam edeceğim. Güçsüz hissettiğimde‚ beden olaraktan çok ruhen yorgun hissettiğimde kendimi bırakmayı düşünüyorum. Bu çok erken yaşlarda olabilir‚ çok geç yaşlarda olabilir. Ama futbolun içinde açıkçası kalmak istemiyorum. Bu piyasayı‚ bu ortamı çok sevmiyorum.

Serkan: Başka hedefin var mı?

Emre: Başka hedefim yani iyi bir aile babası olmak‚ bir ticaret adamı olmak belki

Serkan: Evlilik falan. Ufukta var mı Emre? (gülüşmeler )

Emre: Evlilik ufukta var. Allah nasip ederse Aralık ayında düşünüyorum. Sizi de bekleriz haberdar ederim. Ama futbolun içinde bu piyasa da olmak istemiyorum açıkçası‚ belki Fenerbahçe kulübü içerisinde özdeşleşebilirsem‚ bu kulübün içerisinde aktif bir teknik direktör olarak değil‚ bir yönetici olarak‚ kulübün bir bölümünde çalışmak olabilir‚ ama açıkçası çok aktif olarak bir teknik direktör bir yönetici‚ futbol adamı olmak medyanın içinde olmak istemiyorum.

Serkan: Şimdi burada bizim çok eski antu üyelerimizden‚ yazarlarımızdan bir soru var. Fenerbahçeye transferini kariyerine nasıl bir adım olarak değerlendiriyor? Avrupada bir türlü dikiş tutturamadığını gördüğü için yeniden başlangıç noktasına dönüp‚ Fenerbahçeyi bir sıçrama tahtası olarak mı görüyor? Yoksa Fenerbahçenin şampiyonlar ligindeki büyük hedeflerine ulaşmak için temel etkenlerden birisi olmak için mi burada? Uzun lafın kısası şampiyonlar ligi şampiyonluğu hedefi olarak bulunan bir yolda kendi adının etrafında kurulacak bir Fenerbahçe fikri kulağına nasıl geliyor? Bu onda bir baskı unsuru oluşturuyor mu?

Emre: Yani tabi ki şimdi dikiş tutturamama mevzusu çok doğru değil. 7-8 sene kaldım ben orada. Dikiş tutturma mevzusu belki 1-2 senelik bir periyotta. Yani benim Newcastleda 3 senelik mukavelem vardı. İnterde de oynarken ben ayrılmak istedim. Newcastleda oynarken ben ayrılmak istedim. Kimseler bizi göndermediler. Herkes bizim halimizden hoşnuttu. Türkiye deki insanların dikiş tutturamaması mevzusu konusunda biraz ben açıkçası üzülüyorum. Yani Newcastleda ben 85-90 maça yakın oynadım‚ İnter de de 120ye yakın maç oynadım. Yani toplamda 200e yakın bir maç oynadım Avrupada. 7 senede baktığınızda 30 maçlık bir periyoda geliyor senede. Sakatlıklar yaşadık tabi ama dikiş tutturamama derken bir geri dönüş kabul etmiyorum. Hedeflerim doğrultusunda daha büyük hedefleri olan bir takımı tercih ettim. Türkiyeye dönmemde tabi ki sebeplerde vardı. Ailem buradaydı‚ Fenerbahçe kulübü beni çok fazla istedi‚ sayın Başkanımızın bana samimi yaklaşımı beni çok etkiledi. Ve ben bu takıma çok şeyler verebileceğime inandım her anlamda. Hem tecrübemle hem oynayacağım futbolla. Bu yüzden buraya geldim yoksa başka bir amacım yok. Buraya hiçbir nefsi düşünceyle gelmedim. Maddi anlamda ve manevi anlamda. Buraya gelme sebebim bu kulübe hizmet etmek. Tabi ki ben yaşayacağım sıkıntılı dönemi de bilerek geldim. Az da olsa bunları biraz yaşadım. Bunları kaldırabileceğime inanmasam bile bile lades kimse demez heralde. Uçurumun kenarına hiç kimse bile bile gitmez. Ve bende uçurumun kenarına geldiğime inanmıyorum‚ güllük gülistanlık bir bahçeye geldiğime inanıyorum. O yüzden buraya geldim ve burada da başarılı olacağıma inanıyorum.

Serkan: Bir üyemiz var şöyle demiş. Tek bir isteğim var Galatasaray maçında hayatının topunu oynasın kendisine inanırız demiş.

Emre: ya tabi ki insanların bizden beklentisi Galatasaraya karşı özellikle ne yazık ki. Ben hayatımın futbolunu Fenerbahçede oynamak istiyorum. Her maçında oynamak istiyorum. Özellikle bir maça endekslemek istemiyorum kendimi. İnsanların beni artık Galatasarayla bağdaştırmasını istemiyorum. Futbolu da Fenerbahçede bırakmak istediğimi çok net söylüyorum. Herkes istediğini düşünebilir‚ herkes istediğini konuşabilir. Ben Galatasaray maçı da dahil oynadığım her maçta hayatımın futbolunu oynamak istiyorum. İnişli dönemlerimiz olacak‚ çıkışlı dönemlerimiz olacak. Herkes hep aynı performansla oynayamaz. Hergün aynı performansla oynayamazsınız ama o gün ki kapasitem neyse sahada verebileceğim neyse Galatasaray maçı da dahil buna her şeyi vermeye çalışacağım.

Serkan: yani ben diyorsun oynadığım bütün maçlarda en iyi şekilde..(Emre araya girer.. )

Emre: o gün verebileceğim neyse mantel olarak fizik olarak neyse zaten vermişimdir. Bunu herkes benim yanımda olan herkes net hisseder‚ net bilir. Oynadıkça Fenerbahçe camiası da bunu bilecektir.

Serkan: Şöyle bir soru var. Gayet şık giyiniyor. İtalyada‚ İtalyan modası ile haşır neşirken mi öğrendi güzel giyinmeyi yoksa tarzını kendi mi yarattı?

Emre:Yani güzel giyiniyor derken. (Seko araya girer: bakayım şöyle bir ..evet şıksın ..gülüşmeler ) kendi tarzımı kendim buldum. İtalya da da değil‚ Türkiye de oynadığım dönemde yine giyinmeye çalışıyordum. Bizler göz önünde olan insanlarız. Kolay kolay piyasaya çıkmıyor böyle insanlar. O yüzden bende bazı şeyleri de örnek olmak istiyorum. Güzel giyinmek önemli bir şey. Bende elimden geldiğince israf etmeden alışveriş yaparak güzel giyinmeye çalışıyorum.

Serkan: Güzel bir soru var. Bende bu soruyu soracaktım sana. İtalya da İngiltere de eski takım arkadaşları ile hala görüşüyor mu? Bunlar kimler? Onlara Fenerbahçe hakkında bilgi veriyor mu?

Emre: İtalya da oynadığım dönem tabi ki biraz daha geride kaldı. Orda birkaç tane fizyo arkadaşım oldu. Zanetti şu anda Juventusda onunla hala görüşüyorum. Ara sıra Materazzi ile mesajlaşıyoruz. Ama Newcastledan yeni ayrıldığım için çalışanlar olsun takım arkadaşlarım olsun çoğuyla konuşuyorum. Martinsle daha fazla yakınlığımız vardı. Daha fazla uzun uzun konuşmalarımız oluyor. Oynadığım her takımda ki eski takım arkadaşlarımla çok yakın görüşürüm. Benim için esas olan zaten budur. Hayatta dostluktan öte bir şey yok. İnsanlar bence her yerde ev almak yerine bence dost edinmeliler. Bende bu fikirde olan bir insanım.

Serkan: Fenerbahçede kaptan olmak gibi bir ideali var mı?

Emre: İnşallah. Layık görürlerse seve seve. Ama ben Fenerbahçede başarılı olmayı çok istiyorum. Kaptanlık layık görülürse sürece elimden geleni yaparım.

Serkan: Bu kadar göz önünde ve popüler bir futbolcu olmanın zorlukları neler? Bu zorluklarla başa çıkabilmek için ne gibi yöntemler izliyor?

Emre: Ya tabi ki zamanla kendimi daha geliştirdim. Daha sabırlı bir insan oldum. Çıktığınız zaman sokağa özellikle Türkiyede tabi ki Avrupada böyle bir sıkıntı yaşamadım da. Son dönemlerde dün bile başıma geldi yani. Bir gittiğim kuafördeki bir bayan bile hesabımı Emre ödesin diyor bir Galatasaraylı. Yani insanlar böyle şakalar da yaparlar bazen çok ciddi tartışmalarımız da oluyor ama sabırlı bir insan olmayı öğrendim. Herkesin kendine göre bir fikri var.

Serkan: Ödeseydin Emre ne olacaktı? (gülüşmeler

Emre: Ödedim zaten. Sözünü yarıda bırakmadık hanımefendinin. Ama yani Türkiyede çok başarılı olsanız da‚ başarısız olanız da‚ çok sevilseniz de çok sevilmeseniz de çok rahat bir yaşantınız yok. Sadece futbolcunun da değil sanatçının da böyle. İnsanlar çıktığınızda televizyonda gördüklerinden sizi evde gördüklerinden çok yakın hissediyorlar. Belki benim 5-6 yıllık arkadaşlarımın dostlarımın bile bana kolay kolay soramayacakları şeyleri bana sormak istiyorlar konuşmak istiyorlar. Ama artık sabırlı bir insan oldum. Elimden geldiğince onları alttan almaya çalışıyorum. Zaman biraz insanı törpülüyor yani.

Serkan: Milli Takımda Fatih Terim ondan sürekli top dağıtmasını‚ alıp vermesini istiyor. Ben Emreyi bu görevi takımımızda yapmasını istiyorum. Daha çok defansif ön libero gibi değil de‚ pas dağıtan arkada oyunu kuran Emreyi istiyorum. Bunu Aragonesten hiç istedi mi?

Emre: Hocamızın istediği de zaten bizden bu. Benden bu. Ben zaten genelde pas yüzdesi yüksek bir oyuncuyumdur. Yani kolay top kaptırmam ama‚ tabi ki şimdi insanlar tutturmuşlar Milli takımın lideri Emre Milli Takımın pasörü Emre‚ Milli takımın şuyu Emre‚ Milli Takımın buyu Emre. Kabul etmiyorum. Yani bir lider oyuncu olması gerekiyor‚ bir kaptan olarak görevim varsa o benim saha içinde gösterebileceğim performansla alakalı bir şey. Bütün topların bende toplanmasını istemiyorum. Beni boş görüyorlar ki veriyorlar. Milli Takımda da hocamın bana böyle bir şey yüklediği bir misyon yok. Burada da yok. Futbolcu kendi karakterini sahaya yansıtır. Bazen olumlu olur bazen olumsuz. Pas yüzdem yüksek olduğu için tabi ki bende önde oynamak isterim. Futbol çok kolektif oldu artık. Defansı yaparken forveti düşünüyorsunuz‚ forveti yaparken defansı düşünmek zorunda kalıyorsunuz. Biz Fenerbahçe olarak biraz daha yumuşak bir takımız. Ben çok fazla oynadığım şu an ki mevki de bir Alex gibi önde olursam‚ bir Semihin olduğu gibi bir Uğurun olduğu gibi önde olursam‚ bu sefer benim yanımda oynayan o zaman ki şartlarda kimdir Maldonadodur‚ Selçuktur‚ Josicodur. O çok zorluk çeker. Ben onlar gibi oynayamam onlar gibi oynayacağım belki zamanlar olacaktır. Benim arkamda da daha çok mücadele edecek bir oyuncu olursa bende önde top almak isterim. Ama mevki olarak bana sunulan serbestlik tabi ki bir Alexe sunulan serbestlikten daha sınırlı. Bu yüzden defansif anlamda da görevim daha ağır önde oynayan oyuncuya göre.

Serkan: Maldonado nasıl?

Emre: Maldonado iyi oyuncu. Çok iyi bir insan. Bir zorluk dönemi mutlaka yaşamıştır o da buraya geldiğinde. Şu an bence iyi oynuyor yan Maldonado.

Serkan: Guiza hakkında ne düşünüyorsun?

Emre: Guiza çok önemli bir isim. Zaten taraftarımızda çok seviyor onu. Son maçta da bunu çok net gösterdiler. Guiza da çok iyi ve önemli bir oyuncu bizim için. Alex ile de iyi anlaşıyorlar. Bende elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Çokta mücadele ediyor‚ taraftarımızda zaten Fenerbahçe taraftarının da en büyük isteği bu. Futbolcuda onu görmek istiyorlar.

Serkan: Ben Kezmanı çok seviyordum açıkçası. Ama Kezman 1-2 yıldır burada istediği şeye ulaşamadı. Onunda sıkıntıları vardı belki sakatlık dönemleri oldu‚ futboldan sanki biraz uzaklaşmış gibiydi. Şu an bulunduğu takımda nasıl oynuyor takip edemiyorum ama Kezmanı da seviyordum yani.

Emre: Çünkü mücadele ediyordu. Bakış açınız o yüzden böyle olabilir. Mücadele ediyordu Kezman yani. Tabi ki golcü olarak geldiği için daha fazla gol atması beklendi ondan. O dönemde de Semih çok ciddi bir performans gösterdi. İnsanların Kezmandan beklediklerini Semih yapmaya başladı.

Serkan: Aynı kaygım şu an Guizada var yani hani bir şekilde o da böyle gol pozisyonuna giripte golle buluşamazsa yine bizim taraftarlarımız ..

Emre: Yani sabırlı olmak lazım. Neden sabırlı olmak lazım. Bizler de burada Fenerbahçenin menfaatleri için varız. Taraftar da oraya gelirken takımının menfaati için orada. Tabi ki taraftarımızın ödemiş olduğu bilet paraları‚ kombine paralarından belki bizde nasipleniyoruz ama esas olan Fenerbahçenin başarısı. Fenerbahçenin menfaati. Yani bir Guiza bir gol kaçırdığında 5 üzülüyorsa bende onun arkasında oynayan bir oyuncu olarak 5 değil de 3 üzülüyorum. Taraftarında en az benim kadar üzülmesi lazım diye düşünüyorum ben. Çünkü bir futbolcu o özveriyi ve mücadeleyi gösteriyorsa sahada‚ ki ben Guizanın çok gol atacağını düşünüyorum‚ Kezmana göre daha yumuşak daha estetik bir oyuncu bence. Ama sıkıntılı dönemler mutlaka olacaktır. Her şey hep güllük gülistanlık gitmez bu hayatta. Destek olmak lazım.

Serkan: Dediğim gibi bir sabır eksikliği var. Çok çabuk tüketiyoruz. Çok çabuk silebiliyoruz defterden. Hemen tepki. Yani bir maç kaybetse Fenerbahçe antu.coma girin taraftar profiline hemen görebiliyoruz. Maçı kaybetmenin verdiği hüzün ile sinirle stresle öyle şeyler yazılıyor ki‚ o gitsin şu gitsin takımda 1 kişi kalmıyor. Çok çabuk karar veriyoruz. Ön yargılı davranıyoruz.

Emre: Fenerbahçe takımı artık bazı şeyleri aşmış görüyorum. Benimde kendime göre gözlemlerim var. Özellikle stadta taraftar futbolcuya çok sahip çıkıyor. Geldiğimizde stada Porto dönüşünde Uğur ile alakalı sıkıntılar vardı. Beni çok etkiledi yani Uğuru çağırmaları‚ destek olmaları. Futbolcusuna sahip çıkıyor artık stada gelen taraftar. İnternet platformunu bilmiyorum forumlarda neler konuşuluyor‚ sen daha yakın takip ediyorsundur ama yani çabuk tüketilmek hiç kimse istemez. Herkes bir şansım daha olsun diye bekler. Ben futbolcu olarak kendi gücümün potansiyelimin farkındayım. Buradaki her futbolcu da kendi gücünün potansiyelinin farkında ve buraya bizi layık görmüşler ki getirmişler. Herkesin bir şansı daha olmalı. Herkesin biraz daha fazla kredisi olmalı. Çünkü esas olan Fenerbahçenin menfaati ise herkesin bir şansı daha olmalı‚ biraz daha kredisinin fazla olması gerekiyor. Taraftarında bizden beklentisi o gün sahada her şeyimizi ortaya koymak. Ben takım adına kendi adıma bunun sözünü veriyorum. Herkes her şeyini verecektir sahada ama yani bir pas hatasından sonra bir yuhalamanın bile bir futbolcu da saha içinde oluşturacağı baskıyı herkes düşünerek yapmalı. Bir pas hatasından sonra ona verilen bir taça attığında verilen desteğin ona verilecek pozitif katkıyı da düşünerek yapmalı. Yani sahada bizler ne kadar profesyonel hareket edemiyorsak veya o kadar hareket ediyorsak saha dışında da taraftarımızda artık benim arkamdan pres yapan futbolcunun bile haberini bana vermeli yani. Onu bile bana hissettirmeli. Ben topu kaptırdığımda bana destek verecek birkaç tane hissetmeliyim bunu ki bende dört elle sarılayım‚ ürkek davranmayayım sahada.

Serkan: taraftarın görevi bu olmalı zaten.

Emre: Onu istiyorum yani. Kendi adıma değil takım adına. Bir pas hatasında yani kötü giden birkaç dakika da değil de‚ iyi gideni herkes yapar‚ iyi gidene her taraftar sahip çıkar.

Serkan: volkan Ballının da söylediği bir şey vardır. Top rakibe geçtiğinde ıslıklayın. Yani taraftarın da üstüne düşen bir görevi var. Taraftarda oraya gelip oturmayacak yani o 90 dk boyunca ateşleyecek. Ne olursa olsun ateşleyecek. Yenikte olsa galipte olsa.

Emre: Dönüyoruz aynı yere geliyoruz yani. Esas olan Fenerbahçe. Hiç kimse değer değil burada Fenerbahçeden ne taraftar‚ ne futbolcu biz olarak herkes geliyor geçiyor. Bizlerde gelip geçicez o zaman Fenerbahçe kalacak burada. Fenerbahçemizin başarısı için biz sahada‚ taraftarımız tribünde her şeyimizi ortaya koymalıyız.

Serkan: Emreciğim çok teşekkür ederim. Özellikle ben bu röportaj için aradığımda o kadar sıcak davrandın ki bana. Yarın görüşelim hemen dedin. Bu sıcaklığı senden görmekte çok keyif verdi. 1 saattir yaklaşık birlikteyiz. O elektriği almış durumdayım senden. İnşallah futbol hayatında bütün güzellikler seninle olur. Çok iyi noktalara gel ve temenni ederim ki futbolu Fenerbahçede bırak. İnşallah mutlu mesut bir ömür seni bekler. Son olarak Fenerbahçe taraftarına söylemek istediğin bir şey var mı?

Emre: biraz önce genel itibariyle konuştuk ama ben bu takıma ciddi bir şekilde hizmet etmek için buradayım. İnşallah ta bunları yapmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Takımımızda futbolcular bazen konuşuyorlar FBTVde hep destek tam destek diye. Bende aynı şeyleri tekrarlayayım onlara ne olursa olsun Fenerbahçe taraftarının desteğini arkamızda biz hissetmek istiyoruz. Ki stadta bunu çok net hissediyoruz zaten. İyi günde de kötü günde de. Esas olan Fenerbahçedir. Bizlerde burada gelicez geçicez ama onlar bizden desteğini esirgemesinler bizler de onlar mutlu olsun diye elimizden gelen her şeyi yapacağız. Umarım hepimizin gönlüne göre her şey olur. Fenerbahçenin çok daha güzel günlerini hep beraber kucaklarız.

Antu.com`u misafir ederek bize kendisini daha yakından tanıma fırsatı veren Emre`ye ve Antu Radyo Koordinatörümüz Serkan Yakın`a çok teşekkür ediyoruz. Bu güzel sohbeti zevkle dinleyeceğinize inanıyoruz...

Bu röportajı Sivasspor - Fenerbahçe maçından hemen önce Antu Radyo`da dinleyebilirsiniz.

Röportajı indirmek için tıklayın..













Haber hakkındaki yorumlar;
http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=27966

24.09.2008

Haber Ara

"Kafadan Şampiyon Olmamız Lazım"
Antu.com yöneticilerimizden Serkan Yakın, dizi ve tiyatro oyuncusu Hakan Yılmaz ile sahneye koydukları "Yeters ...

Ayça Tekindor Röportajı
Antu.com yöneticilerimizden Serkan Yakın koyu Fenerbahçeli Ayça Tekindor ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Bize ...

"Şampiyonlar Ligi Kupasını İstiyoruz"
Bayan Voleybol Takımımıza sponsor olduktan sonra hem Fenerbahçemize hem de ülkemize olimpik takım sporlarını b ...

Uğur Dündar ile Çok Özel Röportaj...
Eski yöneticilerimizden duayen gazeteci Uğur Dündar Antu.com yöneticilerimizden Serkan Yakın’ın sorularını en ...

Aziz Yıldırım Röportajı

Fenerbahçemizin 9 yıl sonra ilk defa yapacağı çok adaylı başkanlık secimleri öncesi, yeniden başkan adaylığ ...


Şadan Kalkavan Röportajı

Fenerbahçemizde önümüzdeki Pazar günü, 9 yıl sonra ilk defa çok adaylı başkanlık yarışı yaşanacak. 11 yıldı ...


Avea Kurumsal Direktörü Tunç Berkman Röportajı

Kulübümüzün Türkiye`de bir ilki gerçekleştirerek ana sponsorumuz Avea ile ortaklaşa başlattığı Fen ...


Şansal Büyüka Röportajı

...


Bogdan Tanjevic Röportajı

...


Emre Belözoğlu Röportajı
Antu Radyo Koordinatörümüz Serkan Yakın (Sekoloji) Fenerbahçemizin Newcastle`dan transfer ettiği Emre Belözoğl ...

Luis Aragones Röportajı

Fenerbahçemizin yeni Hocası Luis Aragones ile Samandra Tesislerimizde bir röportaj yaptık. İspanya Milli Ta ...


Bayram Tutumlu ve Mehmet Aurelio Röportajı

Geçtiğimiz sezonun devre arasında "Mehmet Aurelio`yu Valencia istiyor" sözleriyle başlayan, Fenerbahçemiz v ...


Halit Kıvanç Röportajı
Bu seferki konuğumuz efsane futbol spikeri Halit Kıvanç oldu. Usta spiker Halit Kıvanç ile futbol üzerine çok ...

Burak Özçivit Röportajı
Antu.com`un bu seferki konuğu 2005 Best of Model Türkiye 1. ve Best Model Of The World 2. Burak Özçivit oldu. ...

Kadir Çöpdemir Röportajı
Antu.com`un bu seferki konuğu radyo ve tv programcısı Kadir Çöpdemir oldu. Çok keyifli bir söyleşi yaptığımız ...

Asrın Tuncer Röportajı
Antu Radyo`nun bu seferki konuğu Rock müziği yapan Af grubunun kurucusu ve solisti Asrın Tuncer oldu. Yayın ko ...

Acun Ilıcalı Röportajı
Antu Radyo`nun bu seferki konuğu Tv programlarından çok iyi tanıdığımız Acun Ilıcalı oldu. Yayın koordinatörüm ...

Yavuz Seçkin Röportajı

Ahmet Çakar Röportajı

Dünya, Fenerbahçemizin, Şampiyonlar Ligi 2. turunda dünyanın en başarılı takımları listesinde birinci sırad ...


Mustafa Denizli Röportajı - I
Antu röportajları serisinin bu seferki konuğu Türk Futboluna damga vuran bir isim; Mustafa Denizli. Uzun ve ço ...
Sayfa: 1.2






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com