Türkiye`de Futbolu Anlamak - Antu.com

 

Türkiye`de Futbolu Anlamak

Başka bir şehirde yaşayan dostum aylar önce benden bazı Fenerium ürünleri  alıp ona yollamamı istemiş ancak almaya vaktim olmamıştı. PAOK’a elenmemizden iki sonra İstanbul’da orta büyüklükte bir Fenerium’a gittim… Yurtdışında yaşayan bir aile çılgınca alışveriş yapıyordu. Çılgınca derken genelde çocuklar babalarından “ya baba lüüüütfeeen” diye bir şey isterler ya burada tam tersi bir durum vardı. Baba “kızım bak bun alayım bir de şu tshirtleri de alayım voleybol oynarken giyersin. Gel hadi şunu da dene. Onları al bir de şunu da alalım ne dersin? bak bunlar senin bedenin” diyor, sürekli aldığı ürünleri görevli hanıma verip “şunu da aldıklarımızın arasına koyun” diyordu. Yurtdışında yaşıyorlar, bir daha ne zaman gelip alacaklar normaldir dedim.


O sırada içeri bir bey girdi, bir gün öne ayırttığı 3 tekerlekli bisikleti istedi. ”Aman duruyor değil mi?” diye sordu. Vitrinden çıkardılar, adam o sırada indirim varmış diye tshirtler bölümüne daldı.


Bir çift kendilerine forma beğeniyordu, bir başkası falanca ürünün bedenini sorarken ben de kendime sordum PAOK maçını kazansak ne olurdu ?


**
Simon Kuper, “futbolun şifreleri” kitabında (kesinlikle tavsiye ederim) taraftarlığın artık eskisi gibi babadan oğla geçen bir durum olmadığını, kazanan takıma göre “takım değiştirmelerin “ çok olduğunu yazmış. Elbette dünya gelelinde bakınca doğruluk payı var. Özellikle  küçük çocuklarda doğruluk payı her ülke için geçerli.
Peki Türkiye’de durum ne sizce? Bu yazıyı okuyan binlerce kişiden bir tanesinin bile “seneye de Bursa şampiyon olursa Bursaspor’u tutacağım” demeyeceğini çok net biliyorum. Yukarıdaki Fenerium sahnesindekilerden bir kişi  bile “bu sene Eskişehir müthiş oynadı gideyim bir Es-es forması alayım demeyecek”. Hele Fenerbahçe’den vazgeçmek ve yerine Galatasaraylı olmak mümkün mü? Bunca yıldır öyle birisini tanımadım. Açık söyleyelim tersini de duymadım.


Fenerbahçe sevgimizin “din gibi” diye tanımlanması bu nedenden.Kayıtsız bir bağlılık var.


Elbette küsen, temposu düşen, uzaktan bakmayı tercih edenler oluyor ancak her yıl yeni katılanlar da o boşluğu dolduruyor. Fenerium gelecek sene –abartarak söylüyorum-  kırmızı ağırlıklı forma çıkarsın, forumlarda, aramızdaki sohbetlerde isyan ederiz ama stada ilk gittiğimizde o formalardan binlercesini görürüz. ”Bağlılık mı tepkisizlik mi?” derseniz çok uzun bir tartışmanın kapısı açılır, bir başka zamana…


Fenerbahçe son 10 yılda ,olağanüstü başarıların yanına büyük bir beceri ile tarifi imkansız acemilikleri  yerleştirmeyi  başardı. Geleneksel olarak dibe inişlerde sınır tanımadı,”bu hafta/bu maç toparlarız” tahminleri hep hatalı çıktı, daha da derine düştü. Ancak çıkışı da aynı hızda yaşadı… Burada daha önce de defalarca örnek verdim. 86 sonrası şampiyonluklarımıza bir bakın. Çoğunun öncesindeki sezonda bir büyük Başarsızlık (ör:87-88,94-95,99-00,02-03) veya hayal kırıklığı(05-06) vardır.
“Bayram sevinci gibi sezonlardan önce  acıları yaşamak zorunda mıyız?” derseniz değiliz ama yaşıyoruz ve hayata devam ediyoruz…


Bayramınız Kutlu Olsun :-)
Bozkurt K.Yılmaz
bky@tnn.net


Türkiye’de futbol yazmaya imkan ihtimal yok. Yazanlar ya futboldan anlamıyorlar ya da yazıları kasıtlı, taraftarı manipüle etmeye, gaza getirmeye yönelik. Hadi bu hafta futbol yazalım, milli takımı, Fenerbahçe’yi anlatalım dedik nerde? Türkiye Futbol federasyonu dün bir açıklama yapıyor, deniliyor ki “Mahmut Özgener´in talimatıyla‚ TFF Denetleme Kurulu tarafından başlatılan ve titizlikle yürütülen soruşturmayı değerlendiren Türkiye Futbol Federasyonu Yönetimi´nin kararı doğrultusunda; TFF Genel Sekreteri Ahmet Güvener ve Genel Sekreter Vekili Orhan Gorbon‚ 6 Eylül 2010 itibariyle görevlerinden ayrılmıştır.”


Peki bu soruşturmaya sebep olan açıklamayı yapan kim? Fenerbahçe Spor Kulübü. 2016’ya aday olan Türkiye, İstanbul’da maç yapılacak stadyumlar arasında Şükrü Saraçoğlu’nu aday göstermeyince Fenerbahçe Spor Kulübü soruyor; -2009 UEFA Kupası Finali´nin organizasyonu işi‚ Sayın Ahmet Güvener´in TFF Genel Sekreteri olduğu dönemde‚ başka bir teklif alınmaksızın‚ TFF tarafından‚ dışarıdan Sayın Orhan Gorbon´un sahibi olduğu bir şirkete verilmiştir. Bu şirketin‚ başka bir teklif alınmaksızın‚ bu önemli işi almasını sağlayan üstün yönü nedir? Sayın Orhan Gorbon´un bu şirketine‚ TFF tarafından söz konusu organizasyon ile ilgili ne kadar ücret ödenmiştir?


-EURO 2016 Organizasyonu kapsamında yapılması planlanan stadyumların‚ mimari konsept proje işi için teklif veren şirketlerin arasında Sayın Ahmet Güvener ve Sayın Orhan Gorbon´un halen Türkiye temsilcisi oldukları şirkette var mıdır? Bu şirketin verdiği teklifin tutarı nedir? Söz konusu iş‚ bu şirketin teklifinin şüpheli görülmesi üzerine çok daha düşük bir fiyatla başka bir şirkete verilmiş midir?
Şimdi biz soralım


Eğer bu kişiler görevden alınıyorsa, bir araştırma yapılmış ve iddiaların doğru olduğu ortaya çıkmış demektir. Bu işin cezası sadece görevden alınma mı olmalıdır? Bu ihbarı ve ihbar neticesinde yapılan eylemi ihbar olarak kabul ederek savcıların olayı soruşturması gerekmez mi?


Eğer Fenerbahçe Spor Kulübü bu iddiaları uzun süredir biliyorsa neden açıklama yapmak için bu olayı bekledi? Federasyonda görevli diğer çalışanlarla ilgili kim bilir daha sonra kullanılmak üzere hangi bilgileri biliyor ve saklıyor?


Eğer Şükrü Saraçoğlu aday stadyumlar arasında gösterilseydi Fenerbahçe Spor Kulübü gene bu açıklamayı yapacak mıydı? Açıklamanın zamanlaması özellikle son iki soruyu akla getiriyor maalesef.


Yönetimin başka bir tuhaflığı ki bunu Türkiye’de yapmayan kulüp yok bir oyuncunu rakip takıma satıyor ve kiraya veriyorsun. Bunu neden yaparsın, o oyuncu sende oynama şansı bulacak yetenek veya kapasitede değildir, mevkisinde çok daha iyiler vardır ya da başka sorunları vardır. Ondan sonra sözleşmesine madde konulur ya da rakip takımdan rica edilir aman bize karşı oynamasın. Oynarsa oynasın. Sen o futbolcuyu zaten yeterince iyi değil diye rakibine vermişsin, şimdi ondan mı çekiniyorsun? Vakti zamanında çok eleştirdiğimiz bu mantığa Fenerbahçe’nin de uyması üzücü.


Fenerbahçe’nin oynadığı üç maçta attığı on gol var. Atılan gollerin zamanlamasına bakılırsa 103 gollü şampiyonluk senesinde atılan gollere benziyor. Genelde hep 10 dakikalık süre içine sıkışmış goller, ardı arkasına geliyorlar. O seneyi elbette herkesten daha iyi bilen Aykut Kocaman. İstediği oyuncuları da takıma aldırdı, sadece ne futbol oynadığını hala çözemediğim Baroni’ye verdiği sonsuz kredi haricinde elinde bol alternatifli, bol yabancılı ve bol gençli iyi bir kadro var. Şimdi amaç bu kadroda 11 değil de 15 veya 16 yaratmak olmalı. Avrupa’da olmadığına göre bu kadro Türkiye için çok fazla geniş. Tek korktuğum nokta Güiza’nın elde kalmış olması ve ilerleyen dönemde yönetimin gene Güiza’yı oynatmak için baskı yapması, taraftarın çift forvet çılgınlığıyla Güiza – Niang’lı on birler kurması.
Bir de şu gençlerin oynaması ve gösterdikler performanstan bahsetmek lazım. Bu gençler aslında yıllardır Fenerbahçe’nin Anadolu takımların akıttıkları paraların ne kadar boş olduğunu göstergesi. Sadece Fenerbahçe’de değil, aynı şey Beşiktaş ve Galatasaray için de geçerli. Fenerbahçe altyapısında yıllarca transfer rekoru kırılarak alınan Erdi, Tarık, Aygün yeteneğinde bir oyuncu çıkmaması mümkün mü? Kim bilir o dönem içerisinde hangi yetenekler, bu oyunculara verilen şanslar ve ödenen paralar yüzünden harcandı? Koca altyapıdan son bilmem kaç yıldır çıkan tek oyuncunun Can Arat olması mümkün ve normal mi? Artık Anadolu takımlarına ödenen trilyonlarla zengin etme yerine Fenerbahçe’nin hedefi alt yapı olacak. Taraftarın da zaten beklentisi bu.


Bir de Aykut Kocaman’ın en sevdiğim özelliği saha içinde mevkisinin adamlarını oynatması. Stoperi sağ bekte oynatmıyor, forveti kanatta oynatmıyor. Doğrusu da bu. Gökhan Gönül oynamadığında sağ beke genelde oranın adamı olmayan Bekir çekilirdi. Oysa elinde hazır sağ bek var, neden onu oynatmazsın? Okan’a bir şans verildi ve başka takımda oynasa bir anda 10 milyon euro bonservis bedeli istenecek bir performans gösterdi.


Ziya Aktürer
ziyaakturer@yahoo.com



 



Haber hakkındaki yorumlar;
http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=42838

13.09.2010

Haber Ara

36. Hafta
İddianame ne zaman açıklanacak,içinde neler olacak ? Merak edilen bu sorunun cevabı henüz yok ama bilen çok ! ...

Black Hawk Down
Salı Pazarında park etmiş onlarca otobüs. Önlerindeki bez afişler memleket haritası gibi. Haydarpaşa tren ista ...

Daha Yeni Başlıyor
O Pazar günü Bağdat Caddesinde kaç kişi olur diye endişe edenler çok haklıydı.Öyle ya, yaz günü sıcak.Moraller ...

Bu Kışın Favori Sözü Hazır
“Ortada bu kadar net kanıtlar varken şike yok demek komik” ** “Aykut Kocaman’ın çıkışı çok hatalı,panik refl ...

Bu Fırsat Kaçmaz!
Şu anda her şey mubah, yazılan ,söylenen yanınıza kar kalıyor. İlla inandırıcı olması gerekmez. Kanıt mı? Geçi ...

O Sene Müthiş Bir Seneydi
O sene müthiş bir seneydi… Devre arasında tam anlamıyla havlu atmış gibiydik. Bu işi döndürebiliriz dersin ama ...

Rüzgarlık Veya Kazak Getirmeyi Unutmayın V2
Rahat olmak gerek: Fenerbahçe’nin tüm şampiyonlukları son virajda kazanıyor. Tedirgin olmak gerek. Fenerbahçe ...

Diesmal Markus hat Unrecht
Bir sene öncesinde durum daha kötüydü. Kafasına tekme gelen oyuncu bile maçtan sonra “kafama tekme geldi, benc ...

Düşünce Hızı
1 saniye içinde çok şey düşünmek mümkün…. .. .. “Burcu seninle konuşmak istedim çünkü…” dersiniz ve ...

"Bütün Veliler Toplanıp Müdüre Çıkalım"
Bütün veliler toplanıp müdüre çıkalım böyle böyle olmuş diyelim” “Bence tüm kısa dönemler toplanıp komutana ...

Bir Başka Stadın Öyküsü - 2
Bir başka stadın öyküsüne geçen hafta başlamıştık http://www.antu.com/AntuHaberOku.aspx?sayfa=1&ID=15013&KID=2 ...

Bir Başka Stadın Öyküsü
Bu da bir başka stadın öyküsü… Papazın çayırı, Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından kiralandığında yıl 1929’dur. ...

Veda Zamanı (mı?)
“Ya bunlar hesap kitap bilmiyorlar, ya da dayak yememişler” diye insanı sinirleyken bile güldüren bir atasözüm ...

Ayağa Kalkmayan Fenerli Olsun
İstanbul Atatürk Havalimanı pasaport kuyruğu… Koyu gri takım elbise, aynı renkte yelek ile beyaz bir gömlek gi ...

Mahkum - Barış Manço
Trabzon maçından sonra “Anons yapılınca sevindin mi?” diye 40 kere sorup “evet çok sevindim” dediğinizde çok s ...

Aykut Kocaman Golden Sonra Sevincinden Yerde Takla Attı
Aykut Kocaman golden sonra sevincinden yerde takla attı. Aykut Kocaman, oyuncusunu kasti olarak sakatlayan Ay ...

Ali Sami Yen`e Son Veda
2002-2003 sezonun son maçındayız. Bir çok Galatasaraylı taraftar polisle mücadele edip, söktükleri stat koltuk ...

Türkiye`de Futbolu Anlamak

Başka bir şehirde yaşayan dostum aylar önce benden bazı Fenerium ürünleri  alıp ona yollamamı istemiş ...


Yeni Sezon Her Zamanki Umutlar

Futbola veya Fenerbahçe’ye küsenleri hiç anlamazdım. ”Nasıl olabilir? “ diye düşünür sonra da “demek bağlar ...


Ayağa Kalkmayan Fenerli Olsun!

Efes Pilsen–Fenerbahçe maçında Efes sayı atınca toparlama taraftarın  “Bursa Bursaaa” diye bağırmasına ...

Sayfa: 1.2.3.4.5.6.7.8.9....10






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com