Sorunlar Aynı, Sonuçlar Benzer, Hocalar Farklı - Antu.com

 

Sorunlar Aynı, Sonuçlar Benzer, Hocalar Farklı
Bu sezon, Avrupa dahil, neredeyse hiçbir kritik maçtan galibiyet çıkaramayan bir takım var elde. Kimileri "Aykut Hoca burası Ankaraspor değil!" diyor, kimilerine göre de transferleri zamanında yapamayan yönetim birinci suçlu. Herkesin ufak da olsa bir haklılık payı var aslında. Ama takımdaki hastalık belirtilerine bakmak gerek önce. Bu takım puan ve puanları nasıl yitirdi, neden hiçbir kulvarda istediği yerde değil?

- Öne geçilen maçlarda -özellikle Beşiktaş- golden sonra sırtı arkaya verdi Fenerbahçe. Yaslandıkça yaslandı.
- Girdiği çok net pozisyonları kolayca harcadı. Daha önce Kezman yapardı sonra Guiza. Şimdi ise, aslında ikisinden de çok daha iyi bir oyuncu olan Niang.
- Alex`in Beşiktaş maçında oynamaması -ne yazık ki- düşünülemezdi. Ama Alex`in dünkü gibi anlamsız hareketleri de öngörülerin dışındaydı. Çoğu atakta tehlike doğmasına ramak varken sahneye Alex çıktı, tabii Beşiktaş lehine.
- Ve asıl sıkıntı şimdiye kadar hep dizilişte oldu; Fenerbahçe`nin kadrosu 2 uç kanat ve tek santraforla oynamaya hiçbir zaman müsait olmadı. Geçmiş yıllardan Pazar gününe kadar kanatlardan ceza sahasına inip hücumu 3`leyecek oyuncuları yoktu. Bu yıl Stoch ve Dia`ya bir şey olmazsa bu dert belki aşılabilir ama onun da garantisini hissetmiyor kimse.

Evet, Beşiktaş maçı farklı bir skorla kazanılabilirdi. Ama kazanılamadı! Buna bakmak lazım. Birkaç yıldır süregelen yukarıdaki sıkıntılara şimdiye kadar çare bulamayan Aykut Hoca`nın ise kredisi bence herkesin sandığından daha çok. Çünkü Aykut Kocaman`ı göndermek Daum`u yollamaya benzemez. Yönetim, taraftar ve kamuoyu Aykut Kocaman`a tamamen sırt çevirmeden onu yollamaya kalkarsa camia içinde kendi kredisinden de yemiş olacaktır. Zaten yönetimin çok da kredisi kaldığı söylenemez, en azından futbol şubesinde.

Beşiktaş maçı üzerinden ilerlemek Fenerbahçe değerlendirmesi için hem faydalı hem de aldatıcı olabilir. Sadece maçı bir gözünüzün önüne getirin. Sahada gerçekten isteyen oyuncular vardı. Kazanmayı hırsla arzuluyorlardı. Ama durup durup sisteme ve dizilişe çarptılar. Buna gol pozisyonlarındaki yalnızlık da dahil, rakip defansta eriyen toplar da. Ve hatta Volkan`ın baskı yiye yiye konsantrasyonunu yitirmesi ve hediye ettiği penaltı bile...

Ama biraz kuşbakışı bakınca bunların hepsi küçülüyor ve tek bir pürüz çarpıyor insanın gözüne; Aziz Yıldırım şimdiye kadar hangi gün istifa etse heykeli dikilirdi, gerçek anlamda. Ama futbolda başarı için öyle hırs ve inatla yaklaşıyor ki olaya, ne yazık ki başarısızlıklar geliyor bu yüzden. Büyük bir devrim yaptı Aziz Yıldırım bu kulüp için ama -yine ne yazık ki- her devrim kendi çocuklarını yer. Artık o "Büyük Fenerbahçe" imajına kendisi yetişemiyor sahada. Yarattığı beklentilere uzanamıyor. Çünkü o tesislere "güzel futbol" oynayan adamlar yakışır, o stadın güzelliği ve temsil ettiği değerlere bir amorti niyetine Lig Şampiyonluğu değil Avrupa Kupası yetişebilir ancak....

Yine de Avrupa fiyaskosunu bir tarafa koyarsak Süper Lig adına umutsuzluk yok görünürde. Çünkü lige aldatıcı bir perde ve "kötü oynasa da puan alsın" zihniyetinden öte somut sıkıntılar ve sonucunda kaybedilen puanlarla başladı Fenerbahçe. Bu da her zaman için iyidir. Çünkü hastalık belliyse onun tedavisi mutlak bulunur. Mühim olan erken teşhis. O teşhisi de herkes az çok yapıyor zaten. Aykut Kocaman`ın da takımla ilgili çoğu sorunu herkesten daha iyi bildiği gerçeğini de unutmamak lazım.


Kaan Koç

Haber hakkındaki yorumlar;
http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=43068


20.09.2010

Haber Ara


antu com ios app






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com