Bu yazım avukatım tarafından sansürlenmiştir :) Bağımsız Türk Yargısı vesaire... - Antu.com

 

Bu yazım avukatım tarafından sansürlenmiştir :) Bağımsız Türk Yargısı vesaire...
Tarih 3 Temmuz, Türkiye`nin en büyük spor kulübünün herkesin tanıdığı başkanı evinden apar topar adliyeye götürülüyor. Suçlama, silahlı örgüt kurmak.
Tarih 6 Temmuz, Fenerbahçe Spor Kulübü aslında yargının yapması gereken şeyi yapıyor ve soruşturmaya yayın yasağı getirilmesini istiyor. Cevap şu;
`Kamuoyunun bilgi alma hakkı, düşünce, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında yayınların yapılmasıyla ilgili kanuni yaptırımların, yasal sınırların aşılması durumunda gündeme gelebileceği, bu hususların da soruşturma makamlarının görev ve yetkilerinde olduğu`
Tarih 22 Ağustos, Türk Yargısı, Fenerbahçe çoktan basın tarafından asılıp kesildiği anda yayın yasağını getiriyor. İlk gözaltından tam 50 gün, Fenerbahçe`nin yayın yasağına red edilmesinden 47 gün sonra.

Osmanlı zamanında kadılar yargı sisteminin uygulayıcısıydı ve rüzgarın lodosa döndüğü günlerde insan daha az oksijen alır ve yanlış kararlar verir diye herhangi bir karar vermezlerdi. O medeni sistem yerini yukarıda en küçük örneğini verdiğim sisteme geçti. 200 yıl sonra bizim daha sistemde olmamız gerekmiyor muydu? Bu davanın başına 200 yıl önceki kadıyı getirseniz acaba nasıl kararlar çıkardı? Milyonlarca insanın psikolojisiyle oynamanızın cezasını kim çekecek?

Deniz Feneri davasında aylardır Zahid Akman adı geçiyor, tek hareket yapılmadı. Dün bir gazeteden öğreniyoruz ki, atı alan Üsküdar`ı geçmiş, Zahid Bey tüm mal varlığını yakınlarına dağıtmış. Peki sen benim şu ana kadar hiçbir yolsuzluğa adı karışmamış başkanımı neden delilleri yok eder diye sağlık problemlerine rağmen içeride tutuyorsun? Tabii, içeride tutmak için hemen silahlı çete ve organize örgüt diye tutanaklara yaz, peki nerede o silahlar? Ayrıca Deniz Feneri davasında hemen yayın yasağı getirilmesi, bizimkinin red edilip 50 gün sonra getirilmesi ne tür bir muammadır?

Ortada sadece iddia var, delil ortada yok. Olan deliller de neredeyse Taraf Gazetesinde Pazar Eki olarak verilecek ancak bizim avukatlarımıza bir türlü verilmiyor. Türk Yargısı ve Emniyet sayesinde Rasim Ozan Kütahyalı ve Mehmet Baransu gibi çığırtkanlar ünlü oldu. Mehmet Baransu isimli sesi çok çıkan ama olayları anlamakta zorlanan bir adamın Billioner olayında kamuoyunu nasıl yanlış yönlendirip herkesin maskarası durumuna düştüğünü görmediniz mi? Bence bu iki arkadaşa marketlerin özürlü park alanları açılsın, oraya da park etme özgürlüğü verilsin, sebebini bana sormayın, sadece bir öneri.

"Demokrasiler kitlesel düşünceleri takip etme amacındadır, totaliter devletler ise bir standart belirler ve herkesin o standarta uyum göstemesini mecbur kılar." E.H. Carr
Bir ülkede legal bir grup bu kadar ayaklanıp bir olayı protesto ediyorsa, o ülkede demokrasi var denilebilir mi? Ortada yanlış giden bir şeyler vardır. Bunu anlamamak için Mehmet Baransu, Rasim Ozan Kütahyalı, Ahmet Çakar ve robocop gözlük, işten kovulduğu için acıyı hala içinde hisseden Erman Toroğlu inanır. Çünkü bunların kazandığı paranın tek kaynağı çığırtkan ve kavgacı olmaları. Şimdi bunları sakin sakin konuşurken düşünüp, söyledikleri şeylerin tümünü toplayıp provokasyonu çıkarsanız geriye tek cümle kalmaz. Bunlar sabah uyandığında aynaya bakarken bile kavga edebilme kapasitesine sahip tipler.

Toplumu infiale sürüklemek bir suçtur, bu adamlar bunu yapıp para kazanıyor, neden sevgili saygın savcılarımız bu konuda bir şey yapmıyor? Bir şey yapmayı bir kenara bırakın, Ergenekon ve Futbol davalarının iddia niteliğindeki tüm yazıları neden Mehmet Baransu ve Rasim Ozan Kütahyalı`ya el altından veriliyor? Hukuk siyasetten üstündür, öyle olmalıdır, öyle kalmalıdır.

Bağımsız bir yargı istiyoruz, ama bu bağımsız bir ülke olmadan olamaz. Türkiye bağımsız bir ülke midir? Bunun cevabı için yargının ne kadar bağımsız olduğuna bakmak gerekir. Yargı bağımsız mıdır, yargı tarafsız mıdır? Değilse ne olur? O zaman toplumda yargının belirli bir anlayışın bekçisi olduğu kanısı ağır basar ve halk kendi yargısını kendi vermeye kalkar. Bunun sonucu da anarşidir.

Burası sporun konuşulduğu bir platform ve burada siyaset olmaz. Bizim bu etik anlayışımız sizde de var mı? Yoksa bu işlerin altında siyasi bir gücün etkisi mi yatıyor? Ben buna inanmak istemiyordum, inanmıyordum. Sonra Zaman Gazetesi`ni okudum, Hüseyin Gülerce`nin yazdığı bu yazı beni soru işaretlerine sürükledi; http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=33&kID=22292

Senelerce siyaset yazan insanlar neden artık burunlarını spora sokuyor? Üstelik bu insanların rengi de belli. Madem bu kadar sporla ilgiliydiniz, bu zamana kadar neredeydiniz? Kendi köşelerinizde, televizyonlarda henüz delili bile olmayan bir dava sonucu hakkında toplumu nasıl yönlendirirsiniz? Daha açık sorayım, siz Fenerbahçe`yi sahipsiz mi sandınız? Tarafsız ve bağımsız olması gereken hakim ve savcıların cübbesini siyasete bulaşmış insanlar giymeye kalkarsa o ülkede demokrasi bitmiş demektir. Fenerbahçe`yi kendi kendine yargılayıp asan insanların sesi bu ülkede daha çok çıkıyorsa o zaman bir savcı da çıkıp buna bir dur demeli. Sayın Hakimler ve Savcılar, görmüyor musunuz, sizin işinizi yapmaya kalkan insanlar var. Bunlar sizin yerinize konuşup, sizin yerinize yargıya varıyorlar ve toplumu yanlış yönlendiriyorlar. Buna neden bir yaptırım uygulamıyorsunuz? Yoksa 50 gün sonra gelen yayın yasağı sizce yeterli mi? Bu 50 gün içinde yapılanların bir cezası olmayacak mı? Toplumu infiale sürüklemek, yargı sürecinde olan bir dava hakkında toplumu yanlış yönlendirmek suç değilse nedir?

Herhangi bir maçımızda, aklı kıt taraftar topluluklarından biri bize şikeci derse bu suç mudur, değil midir? Ben hemen söyliyeyim, bu suçtur, sonucu saha kapatmadır, seyircisiz oynamadır. Eğer bu tür bir uygulamaya gidilmeycekse, özerk federasyon bunu kabul etmiş demektir. Türkiye Futbol Federasyonu eğer bu yönde bir karar açıklamazsa ben buradan açık ve seçik söylüyorum, bir Fenerbahçeli olarak tüm gücümü kullanır hukuken hakkımı ararım. Kimse benim takımıma hak etmediği lafı edemez, edene de Alex`in attığı 28 gol… Her neyse.

Ben hala bağımsız Türk yargısına, hakimine ve savcısına güveniyorum (avukatım bu şekilde yazmam gerektiğini söyledi). Güvenmek zorundayım. Ama şu ana kadar geçen süreç halkın güvenini sarsmıştır. Şu an bazı çığırtkanlar sayesinde yargı üzerinde baskı oluşturulmaktadır. Bunun önlemini de ancak yargı alır. Gecikmiş bir karar olan dava hakkındaki yayın yasağı geç ama güzel bir başlangıçtır. Ancak başlangıçlar başta yapılmalıdır, 50 gün sonra değil.

Artık futbol konuşalım, sadece futbol...

Son olarak, yazılarımdan sonra bana Twitter`da atıp tutan e-ziklere bir lafım olacak, her seferinde söylüyorum, o lafları gelin suratıma söyleyin, ama lütfen ağlamadan… Ayrıca daha evvel de dediğim gibi, ben uyanır uyanmaz bir dua ederim, bu duanın bir bölümü de şu`dur, Allah benim hakkımda ne düşünüyorsan sana 50 katını versin inşallah. Ve emin ol, dualarım kabul olur, beddualarım da yerini bulur, o yüzden beddua pek etmem.

Aynaya bak ve gördüğün şey ile gurur duy, çünkü sen Fenerbahçelisin ve gurur senin doğum hakkın.

(Bu yazı avukatım tarafından sansürlenmiştir :))

Cengizhan Yeldan
www.twitter.com/cengizhanyeldan



Haber hakkındaki yorumlar;
http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=52416

22.08.2011

Haber Ara

Saçmalamayın ağalar, beyler, saçmalamayın...
Tam 340 gün oldu, tam 340 gün...

Bundan böyle Sadri`yi muhattap almayalım...
Sadri bir tv programına çıktığında söylediği her şeyin alt ve üst metni şuydu… Ben eziğim, küçüğüm, bir şey ya ...

Siz 1 değil, 5 değil, 10 kere şampiyonsunuz! Provokatörlerin haftasına hoşgeldiniz!
Bu sene şu çok açık görüldü; Fenerbahçeli Fenerbahçe tutkusu ile bütünleşir, rakipler ise sadece Fenerbahçe dü ...

Neyi protesto ettiğiniz belli değil!
Aynaya bak, gördüğün şey ile gurur duy, çünkü sen Fenerbahçelisin ve gurur senin doğum hakkın.

Si·z bizi zaten şampiyondan beter ettiniz!
3 Temmuz`dan beri yaşanan siyasi süreci hala şike davası olarak göstermeye çalışan yarım akıllılara tek bir so ...

Deplasmanda, maçtan sonra saha ortasında sevinme olayı hakkında...
Maçtan sonra saha ortasında sevinme olayı! Bildiğiniz gibi futbolcularımız Galatasaray maçının galibiyetini ...

Look at the Tabela
Hayırdır, geçen sene Aziz Başkan Alex’i yanına alıp, vatandaşlığını konuşmak üzere Başbakanın makamına çıktığı ...

Sanmasınlar Yıkıldık, Sanmasınlar Çöktük..
Senelerdir rakipler bunu hep yapar, ama arkalarında milletvekilleri ve ince ince yasemince bakanlar olduğundan ...

Olimpiyatlar mı? Avrupa Futbol Şampiyonası mı? Uluslararası başarı mı?
Öncelikle Sarı Meleklerimizi tekrar tebrik ederim. Aziz Yıldırım`ın Türk Spor`una nasıl katkıda bulunduğunu gö ...

Sen ne yaptın canım Hocam!?
Maçı tam Aykut Hoca`nın arkasından izledim. Şimdiye kadar istifa etsin laflarına hep siper oldum, hala da olur ...

Mabedimizdeki maç, Cincon ve yusufçuk
Yusufçuk bağırsak solunumu yapan bir omurgasızdır. Ani hareket eder, korkaktır, bir görünür bir kaybolur, gari ...

Friedrich Nietzsche ile Fenerbahçe!
Bazı at gözlüklü, kör cahil rakipler Friedrich Nietzsche`yi yeni almak istediğimiz futbolcu sanabilir. Onlar d ...

Türk Futbolu`nu bitirdiler, bitirdik, bitiriyoruz... Durma, sen de bir toprak at!
Bir itirafım var. Milli Takım maçlarını TFF’nin beceriksizlikleri sebebiyle izlemediğim için Hırvatistan maçın ...

Emre`mi, Volkan`ımı, Gökhan`ımı bu beceriksiz TFF`ye emanet etmeyin!
Futbolcu morali uzun soluklu turnuvalarda çok mühimdir. Fenerbahçeli futbolculara Temmuz`un 3`ünden itibaren y ...

Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç’ın ilginç spor yorumları ve kendisine SORULAR!
Bu yazımı da avukatımın oynamaları sonucu bayağı keserek yazıyorum. Açıkçası benim yorum yapmama gerek bırakma ...

Sayın Yönetimime Açık Mektup - Takımımıza ve Taraftarımıza sahip çıkın lütfen!
Fenerbahçelilik ruhu gereği, alenen Başkanımı, Yönetimimi, Teknik Direktörümü, sporcumu veya Fenerbahçe için ç ...

Biri HAKSIZ REKABET mi dedi? Bırakın Allah aşkına...
Bildiğiniz gibi bundan evvelki s ...

Henüz başlamadık bile, Sayın Yönetimimize açık çağrı, bize görev verin, YAPALIM! Biz YAPARIZ!
Fenerbahçe Türkiye`nin en büyük ve tek SPOR KULÜBÜ`dür, diğer futbol kulüpleri ile karıştımamalıyız. Futbol t ...

Bu yazım avukatım tarafından sansürlenmiştir :) Bağımsız Türk Yargısı vesaire...
Tarih 3 Temmuz, Türkiye`nin en büyük spor kulübünün herkesin tanıdığı başkanı evinden apar topar adliyeye götü ...

Cinconlu futbolun kirli tarihi ve trajikomik taraftar topluluğu
Yönetime gelmeden önce yapmış olduğu konuşmalardan dolayı Ünal Aysal`a az da olsa bir sempatim olmuştu. Düzgün ...
Sayfa: 1.2.3






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com