Türk Futbolu`nu bitirdiler, bitirdik, bitiriyoruz... Durma, sen de bir toprak at! - Antu.com

 

Türk Futbolu`nu bitirdiler, bitirdik, bitiriyoruz... Durma, sen de bir toprak at!
Bir itirafım var. Milli Takım maçlarını TFF’nin beceriksizlikleri sebebiyle izlemediğim için Hırvatistan maçında dostlarımla bir balıkçıda maçtan alakasız bir şekilde yemek yiyerek geçirdim. Twitter’dan maç hakkında yorumlar okuduğumda çok iyi bir karar verdiğimi anladım.

Hasan Doğan’ın beklenmeyen vefatinden sonra Türk Futbolu her geçen gün kötüye gitmiştir. Yerine gelen başkan Mahmut Özgener ile çıkmaza giren Türk Futbolu malesef Mehmet Ali Aydınlar’la beraber artık bitme noktasına gelmiştir. Çok şükür, kendisini Fenerbahçe Başkanı olarak görmeyi arzu ederken, bu tecrübesiyle bize asla o asil göreve gelmemesi gerektiğini defalarca bize göstermiştir.

Peki kendisinin en kötü icraatları nedir?

- Türk Futbolunun yaşadığı en kötü dönemde federasyon başkanı olmasına rağmen, bu süreç içinde UEFA nezdinde lobi çalışmaları yaparak Türk Futbolu için çalışmak yerine, birilerine mesaj vermek için Umre’ye gitmesi.
- Sırf herkese şirin görünmek için yönetim kurulunu aslında tasvip etmediği insanlardan kurması.
- Her koşulda, Türk Futbolunda kararları BEN veririm demesine rağmen, iş içinden çıkılmaz duruma geldiğinde topu hemen başkasına atması.
- Türk Futbolunun lokomotif takımlarını birbirine düşürmek suretiyle insanları futboldan soğutması.
- Son gelinen durum münasebetiyle tüm stadlarda taraftar sayısının inanılmaz düşüşü.
- Milli takımı, teknik yönetimini, maçın oynanacağı stadı, gelecek izleyiciyi doğru yönetemeyen bir görüntü vermesi.
- Hakemlerin başına henüz ne dediği anlaşılamayan, her ortamı geren, kriz yönetimi sıfır olan Yusuf Namoğlu’nu getirmesi.
- Dolayısıyla sezon başında beri hemen hemen tüm hakemlerin, her takımın maçında sonucu etkileyecek kötü kararlar vermesi.

Aslında liste uzar gider. Şimdi gelelim Mehmet Ali Aydınlar’ın kamuoyunun her kesimine ŞİRİN görünmek için seçtiği kişilerin analizine;

Lütfi Arıboğan - TFF Başkan vekili;
Galatasaraylı, basketbolcu, UEFA yalakası. UEFA’nın, Türkiye’yi aşağılayan her hareketinin öncüsü. Henüz müspet bir icraatını görememekle birlikte, UEFA Türkiye aleyhinde ne karar aldıysa altından çıkan insan. UEFA bir müfettişini Almanya’ya gönderse yanında muhtemelen bir rehber verilir, müfettiş ona göre incelemelerini yapar. Dava sürecinin başından sonuna UEFA karşısında teslimiyetçi olan TFF’nin en zayıf halkası da Lütfi Arıboğan olmuştur. Küçücük İsviçre Futbol Federasyonu’nun Sion için UEFA’ya verdiği ultimatomları gördüğünde yüzünün kızardığını da sanmıyorum. Bu, işgal kuvvetleri İstanbul’u işgal ettiğinde Fransızlara yardım eden işbirlikçilerle aynı zihniyettir.
Cüneyt Tanman – Milli Takımlardan Sorumlu Üye;
Galatasaraylı, Milli Takım’ın şu halinden sorumlu üye. Her maçı Peşkeştepe’ye aldırarak orayı sahaya rakı şişesi atan, mikro milliyetçi, kendi futbolcusuna maç esnasında küfür eden ve hatta aleyhinde pankart açan küçük fransız asıllı lejyoner kılıklı popülist yavşakların hegamonyasına sokan kişilik. Futbolculuk döneminde efendiliğini her zaman takdir ederdim. Hatta küçüklüğümde babam yüzünden onunla Mimarsinan’da Balık Osman’da bir çok kere yemek yemişliğimiz vardır. Fakat efendi olması becerikli veya tarafsız olması manasına gelmiyor. Hele hele son demecindeki ‘Taraftar 3 gol yiyen takımı elbette protesto eder’ gibi mantık dışı, ilkel, sırf ultrakerizleri (burada Ultraslan’daki akl-ı selim insanları tenzih ederim) korumak için kullandığı kelimeleri anlamak mümkün değil.

Biz, Fenerlist ve Antu’yu kurarken futboldan şiddeti, küfürü ve düşmanlığı ortadan kaldırmak için yola çıktık. Hep Destek, Tam Destek felsefesi de bu mantıkla bizden çıktı. Hatta ulu provokasyon uzmanı Hıncal Uluç bile bizim kuruluş zamanlarımızda televizyondaki programlarında garip bir şekilde övgüyle bahsetmişti. Bizden çok sonra, bizim yolumuzda Ultraslan ve Çarşı gibi gruplar kurulmuştu. Hatta Ultraslan kurulacağı gece yapılan ve saat 01 gibi biten GİZLİ toplantılarının notlarını saat 03 gibi Antu’da yayınladığımda aralarında bayağı bir kavga çıkmıştı. Köstebeği hala bulamadılar.

Kendi MİLLİ futbolcusuna maç başından itibaren küfür eden güruh acaba falcı mıydı? Yani Cüneyt Tanman’ın dediği, 3-0’dan sonra protesto normal sevgi kelebekliği ne kadar doğru? 3. golü 51. dakikada yemişiz, küfürler takım ısınmaya çıktığı anda başlamış, pankartlar birkaç gün öncesinde hazırlanmış. Peki Cüneyt Tanman, futbolcusuna küfür eden ve bunu hala savunan kerizlerin ne gibi bir müneccim dışkısı yemeleri söz konusu ki, 51. dakikada 3-0 olacak maçın küfürünü maç başlamadan yapıyorlar, pankartlarını günler öncesinden hazırlıyorlar?

Ayrıca Sayın Başbakan yuhalandığında kameralardan izlenip evlerinden aldırılan taraftarlar, Milli Futbolcuya, eşine, annesine küfür ettiğinde neden bulunamıyor? Türk Ceza Kanununda YUUUUH demek suç da, ana avrat düz gitmek suça girmiyor mu?

Peki, çok zeki TFF maç için ısınırken küfür yemiş futbolcunun nasıl bir performans göstermesini bekliyor? Sen ilk küfür edilen maçta önlemini alsaydın, bu olur muydu? Yani bu başarısızlık sizin basiretsizliğinizin sonucu olmasın yoksa? Futbolcusuna sahip çıkmayan bir zihniyetin, takım olarak nasıl bir başarı göstermesi bekleniyor?

Sizin gibilerin zihniyeti yüzünden DÜNYADA TEK, milli maçlarda Türk Milli Takım Forması yerine takım forması giyip giden BÖLÜNMÜŞ bir milletiz. Bu tür görüntüler aşiret milletlerinde olur, BİRLİK ve BERABERLİK içindeki milletler bu tür görüntülere şaşkınlıkla bakar. Benim nefretle doldurulmuş, her şekilde bölünmüş, mahzun milletim…

Sonuç: Bu TFF gelmiş geçmiş en başarısız federasyon yönetimidir. Bunlarla beraber Türk Futbolunda bir başarı beklemekle, Sarbi’den iyi bir orta beklemek aynı seviyede hayal ürünüdür.

Şimdi gelelim dava açılmaması için isim vermeden yükleneceğim insanlara geldi sıra. Bu kişilere aslında sadece biz değil, hemen hemen herkes gıcık. Bunlar, Türk Futbolunda sırf dayılıkla para kazanan, herhangi bir entellektüel bilgisi olmadan nefret üzerine kurulu, futboldan bi haber yorumlarıyla rating elde eden kişiler. Medeni yerlerde kavga kolay çıkmaz, ama çıktığında da uzun sürmez, hemen birileri sakin olmalarını söyler. Ama malesef güzel yurdumun insanı, kavga olduğunda hemen izlemeye başlar, hatta alakası yokken taraf olur. İşte bu kabzıMalların, bikinililerin, parlak kafalı kellerin olayı da bu.

Ben de kabzımal-futbolcu olsam, hayatım boyunca 3 büyüklerde oynayamamanın verdiği eziklikle devamlı 3 büyüklere sallayan biri olabilirdim. Hatta hakemlik hayatımda da 3 büyüklerin hep canını yakar, saha içinde futbolculara kabadayılık taslardım. Dikkat edin, bu insanların 3 büyüklerden sevdiği bir futbolcu veya yönetici veya başkan göremezsiniz.

Türk Futbolunda Ali Ece, Bülent Timurlenk, Mehmet Demirkol gibi futbol bilgisi yüksek, vizyonu geniş, kültürlü yorumcular artmadıkça, henüz evrimsel gelişimini tamamlayamamış ilk insan kılıklı ROK gibi yüksek oktavda konuşan, futboldan bihaber insanların futbol yorumculuğuna soyunması da çok normaldir.

Digitürk’ü her ne kadar futbol pazarlaması konusunda asla tasvip etmesem de, ErKabzıMal gibi, Bikinili Ahmet gibi, UluVeren Serhat gibi, ilk insan Homo Rasimus gibi futbol canilerini bünyesinde tutmadığı için en az Doğuş Yayın Grubu kadar takdir ederim (buradaki isimler hayal ürünüdür ve gerçeği yansıtmamaktadır)(yersen).

Küçük beyinli, provokatör, ego sahibi ve nefret dolu insanların bu kadar rating aldığı bir ülkede, medeni bir taraftar beklemek yanlış olur. Bunları izleyip ve dinleyip dolduruşa gelen her insanın şiddete, küfüre ve basiretsizliğe yol alması kaçınılmazdır.

Boş adamların ahkam kestiği az gelişmiş ülkelerin cahil insanları da çok olur. Bu durumda taraftarı değil, bu insanlara ekranlarını verip maaş ödeyen kurumların suçlanması gerekir.

Gönül isterdi ki, taraftarlar olarak birleşilsin, bu insanlar renk farkı gözetilmeden protesto edilsin ve artık kolay manipüle olan gençlerin önüne sunulmasın.

Sen, elini vicdanına koy (ama Cem Yılmaz gibi değil), gerçekten vicdanına koy ve söyle, şu sinirli ve rakipten nefret eden halinden memnun musun? Bizi bu hale getirenlere neden paye veriyorsun? Görmüyor musun, seni sinirlendirdiği kadar rakibini de sinirlendiriyor? Görmüyor musun, sen aileni zor geçindirirken, onlar gazetelerinin, televizyon kanallarının verdiği cep harçlıklarıyla yurtdışı deplasmanlarına gidip, bedava kaldıkları otellerinde fahişelerle alem yapıyor? Görmüyor musun, sen takımın için yaşarken, o seni rakip takıma karşı teşvik ediyor ve sen gece yatağında huzurlu uyuyamazken o alemlere akıyor!

Türk Taraftarı, artık UYAN! Beceriksiz yöneticiler beceriksizliklerini sizi birbirinize kırdırarak örterler. Takım kötü sonuç almışsa, direkt olarak rakibe yüklenmelerinin sebebi bu’dur. Takım onların umurunda değildir, tek amaçları takım sayesinde çevre edinip profesyonel işlerinde daha fazla para kazanmaktır. Şimdiye kadar 3 büyüklerin yönetimine girip işlerini genişletmemiş futbol beceriksizi, nefret saçan yönetici YOKTUR!

Bu tür insanlara paye vermekten vazgeçmediğimiz takdirde Dünya’da veya Avrupa’da söz sahibi olmamız mümkün değildir. Ne Almanya’da, ne İngiltere’de, ne İspanya’da, ne İtalya’da bu tür düşük seviyeli bir yorumcu veya yönetici yoktur. Olsa bile fazla sesleri çıkamaz. Nedense güzel yurdumda bunlardan fazlasıyla var. Bunların hiç biri Zeki Rıza Sporel’e, Ali Sami Yen’e, Hakkı Yeten’e, Metin Oktay’a, Lefter Küçükandonyanis’e, Süleyman Seba’ya yakışmayan insanlar.

Türk Futbolunun temelindeki ruhu, yukarıdaki isimlerin beyefendiliği, kültürleri, ülkem insanının futbol sevgisiyle yoğrulmuş olsaydı, Hırvatistan karşısında TFF, takım ve taraftar olarak dağılmak yerine, Haziran’da hangi ülkelerle, hangi futbolcularla oynayacağımızın hesabını yapardık, takımlarımız da Avrupa’da fırtına gibi eserdi.

Peki bu akşamki Hırvatistan maçını kaçınız izlediniz?

Cengizhan Yeldan
http://www.twitter.com/CengizhanYeldan



Haber hakkındaki yorumlar;
http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=55649

15.11.2011

Haber Ara

Saçmalamayın ağalar, beyler, saçmalamayın...
Tam 340 gün oldu, tam 340 gün...

Bundan böyle Sadri`yi muhattap almayalım...
Sadri bir tv programına çıktığında söylediği her şeyin alt ve üst metni şuydu… Ben eziğim, küçüğüm, bir şey ya ...

Siz 1 değil, 5 değil, 10 kere şampiyonsunuz! Provokatörlerin haftasına hoşgeldiniz!
Bu sene şu çok açık görüldü; Fenerbahçeli Fenerbahçe tutkusu ile bütünleşir, rakipler ise sadece Fenerbahçe dü ...

Neyi protesto ettiğiniz belli değil!
Aynaya bak, gördüğün şey ile gurur duy, çünkü sen Fenerbahçelisin ve gurur senin doğum hakkın.

Si·z bizi zaten şampiyondan beter ettiniz!
3 Temmuz`dan beri yaşanan siyasi süreci hala şike davası olarak göstermeye çalışan yarım akıllılara tek bir so ...

Deplasmanda, maçtan sonra saha ortasında sevinme olayı hakkında...
Maçtan sonra saha ortasında sevinme olayı! Bildiğiniz gibi futbolcularımız Galatasaray maçının galibiyetini ...

Look at the Tabela
Hayırdır, geçen sene Aziz Başkan Alex’i yanına alıp, vatandaşlığını konuşmak üzere Başbakanın makamına çıktığı ...

Sanmasınlar Yıkıldık, Sanmasınlar Çöktük..
Senelerdir rakipler bunu hep yapar, ama arkalarında milletvekilleri ve ince ince yasemince bakanlar olduğundan ...

Olimpiyatlar mı? Avrupa Futbol Şampiyonası mı? Uluslararası başarı mı?
Öncelikle Sarı Meleklerimizi tekrar tebrik ederim. Aziz Yıldırım`ın Türk Spor`una nasıl katkıda bulunduğunu gö ...

Sen ne yaptın canım Hocam!?
Maçı tam Aykut Hoca`nın arkasından izledim. Şimdiye kadar istifa etsin laflarına hep siper oldum, hala da olur ...

Mabedimizdeki maç, Cincon ve yusufçuk
Yusufçuk bağırsak solunumu yapan bir omurgasızdır. Ani hareket eder, korkaktır, bir görünür bir kaybolur, gari ...

Friedrich Nietzsche ile Fenerbahçe!
Bazı at gözlüklü, kör cahil rakipler Friedrich Nietzsche`yi yeni almak istediğimiz futbolcu sanabilir. Onlar d ...

Türk Futbolu`nu bitirdiler, bitirdik, bitiriyoruz... Durma, sen de bir toprak at!
Bir itirafım var. Milli Takım maçlarını TFF’nin beceriksizlikleri sebebiyle izlemediğim için Hırvatistan maçın ...

Emre`mi, Volkan`ımı, Gökhan`ımı bu beceriksiz TFF`ye emanet etmeyin!
Futbolcu morali uzun soluklu turnuvalarda çok mühimdir. Fenerbahçeli futbolculara Temmuz`un 3`ünden itibaren y ...

Spor Bakanımız Sayın Suat Kılıç’ın ilginç spor yorumları ve kendisine SORULAR!
Bu yazımı da avukatımın oynamaları sonucu bayağı keserek yazıyorum. Açıkçası benim yorum yapmama gerek bırakma ...

Sayın Yönetimime Açık Mektup - Takımımıza ve Taraftarımıza sahip çıkın lütfen!
Fenerbahçelilik ruhu gereği, alenen Başkanımı, Yönetimimi, Teknik Direktörümü, sporcumu veya Fenerbahçe için ç ...

Biri HAKSIZ REKABET mi dedi? Bırakın Allah aşkına...
Bildiğiniz gibi bundan evvelki s ...

Henüz başlamadık bile, Sayın Yönetimimize açık çağrı, bize görev verin, YAPALIM! Biz YAPARIZ!
Fenerbahçe Türkiye`nin en büyük ve tek SPOR KULÜBÜ`dür, diğer futbol kulüpleri ile karıştımamalıyız. Futbol t ...

Bu yazım avukatım tarafından sansürlenmiştir :) Bağımsız Türk Yargısı vesaire...
Tarih 3 Temmuz, Türkiye`nin en büyük spor kulübünün herkesin tanıdığı başkanı evinden apar topar adliyeye götü ...

Cinconlu futbolun kirli tarihi ve trajikomik taraftar topluluğu
Yönetime gelmeden önce yapmış olduğu konuşmalardan dolayı Ünal Aysal`a az da olsa bir sempatim olmuştu. Düzgün ...
Sayfa: 1.2.3






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com