Birileri Bizi Kandırıyor - Antu.com

 

Birileri Bizi Kandırıyor

Fenerbahçe futbol takımı üst üste üç maç yapıyor, verilmeyen bir penaltısı var, aleyhine verilen komedi bir penaltı var ki iki puanı böyle gidiyor, yediği iki gol toplam beş metre ofsayt. Sahada futbolcularda ne bir isyan var ne de itiraz, herkes vur ensesine al lokmasını ruh halinde. Balık baştan kokar, yönetime bakıyoruz, onlar futbolculardan da sakin. Bu kadar sessiz sakin, halinden memnun bir yönetim kurulu varken futbolcu sahada neden isyan etsin ki? Ben olsam ben de kaderime razı olup ay sonu maaşımın hesabıma yatmasını beklerim.

“Fenerbahçe’nin en büyük itici gücü taraftarı, bu takım Kadıköy’de kolay maç kaybetmez” deniliyor, ertesi hafta 2 maç saha kapama cezası. “Lugano ile Bilica savunmanın göbeğinde uyum sağladılar, bu defans kurgusu oturdu” deniliyor, hemen Bilica 3 maç ceza. Kazım için “Fenerbahçe aradığı forveti buldu, işte ileride tek forvet böyle oynar” deniliyor, ertesi hafta Kazım 4 maç ceza. Zaten kadro kısıtlı, zaten takım defansta Lugano – Bilica, orta sahada Emre – Baroni ikilisi bozulunca maç kazanamıyor, bir de üste eşi emsali olmayan cezalar. Aynı hareketleri başkaları yapınca ya para cezası almışlar ya da bu cezaların yarısını. Eğer bu adamlar haklıysa kalkıp haklarını savunursun. Yok eğer bu adamlar suçlu, bu cezaları hak ettiler diyorsan da kalkıp kulüp olarak cezalarını kesersin. Misal en son Bursa maçında Neeskens’in gösterdiği tepkiyi Koch yapsa minimum 6 ay sahaya giremezdi. Keita geliyor Roberto Carlos’a yumruk atıyor, 2 haftadır sahalarda. Hala ne yaptığı tam olarak belli olmayan Bilica cezalı durumda. İnönü’de sahaya atılan maddeler kameralardan saklanıyor ama aynısı Kadıköy’de yapılınca iki maç ceza. Ekran görüntüleriyle ceza alan tek kulüp Fenerbahçe. Yayıncı kuruluş istediği görüntüyü ekrana getiriyor istediğini saman altı ediyor. Yani sanki Galatasaraylı yöneticiler basketboldaki hilekarlığı salon dışına taşımış, çıkmış Profesyonel Disiplin Kurulu üyelerinin yerine geçmişler ve cezaları yağdırmışlar gibi bir durum var ortada. Taraftar artık isyan etme noktasında, yayıncı kuruluşu, federasyonu, basını, gazetesi top yekün saldırıya geçmişler, resmi siteye bakıyoruz yönetim ne tepki gösterecek diye, resmi site resmi site olmaktan çıkmış resmi haber yalanlama sitesi olmuş. FB TV nasıl olduysa Fırat Aydınus ile ilgili bir program yapmış onun dışında orda da çıt yok.

Önüne gelen hakem eskisi, futbolcu eskisi gazetede televizyonda Fenerbahçe’ye sallıyor, haddini bildirmek bir yana hala yalanlanan haberler yok Daum Kasımpaşa hakkında kötü konuşmamış, yok Santos ile Kazım bara gitmemiş. Bu mudur yani olay? Fenerbahçe Spor Kulübünün gündemi bu mudur, hak böyle mi korunur? Daha kim iyi kötü onu farkında değiller demek ki. Uğraşacak o kadar insan ve iş var gidip Kazım haberini böyle otomatik refleks olarak yalanlarsan ondan sonra böyle zor durumda kalırsın, bir daha da yaptığın yalanlamaya kimse inanmaz. Yalanlama yapana kadar oturup bakarsın, araştırırsın, ortada bir disiplinsizlik varsa ki bana göre var koyarsın kapının önüne, ya kadro dışı bırakırsın ya kiralarsın gider. Daum ve Koch’un takımında bu Kazım ve Santos ikilisi nasıl bu kadar laubali ve başıboş bırakılıyorlar onu da anlamıyorum gerçi. Herkes koyuvermiş kendini. Sana bir sürü haksız ceza verilmiş, taraftarın stat dışında bırakılmış, insanda biraz hırs olur, mücadele olur ama nerde. Hayır her Galatasaray galibiyeti sonrası böyle çöküş yaşanacaksa seneye Fenerbahçe Kadıköy’de Galatasaray’a yenilsin olsun bitsin.

Galatasaray ile Fenerbahçe’nin bayan basketbol takımları karşılaşıyor. Tribünlerde Aziz Yıldırım’ın el sıkıştığı isim yıllarca Fenerbahçe’yi yakan, normalde suratına bile bakılmaması gereken eski Tahkim Kurulu Başkanı fanatik Galatasaraylı Türker Aslan. E biz neyin mücadelesini veriyoruz o zaman? Yapmayın etmeyin, bu neyin centilmenliği? Aziz Yıldırım kaç yıldır Fenerbahçe’nin başında. Eğer hala Türkiye’de şampiyon olmayı sadece iyi kadro kurmaya bağlı zannediyorsa zaten yazık olmuş geçen onca yıla. Ortada öyle bir tablo var ki sanki federasyon, 3 kulüp başkanı, arabulucular falan oturmuşlar, önümüzdeki seneler için şampiyonlukları dağıtmışlar. Ama bu arada birbirlerine de olayı çaktırmamak için danışıklı dövüş şeklinde arada bir ortalığı germe, birbirleri hakkında zaman zaman atıp tutma sözü vermişler. Biz de kendi kendimizi paraladığımızla, haksızlıklara isyan ettiğimizle kalıyoruz. Yoksa herkes birbiriyle gayet dost, gayet arkadaş, e bu urumda bize ne oluyorsa, biz kendimizi iye parçalayıp acı çekiyorsak? Demek bu ülkede kulüpleri, bu ülkede futbolu yöneten, futbolla uğraşan, yayıncı kuruluşundan en küçük radyo birimine kadar işlerin içinde olan insanların bizim bilmediğimiz ve çözmediğimiz ilişkiler söz konusu. Yoksa bu tepkisizliğe benim aklım sırrım ermiyor.

Fenerbahçe’nin gücünün bu kadar azaldığına ben hiç bu kadar şahit olmamıştım. Resmi internet sitesi, resmi haber yalanlama sitesi olmuş. FB TV ise Efes Pilsen dopingle şampiyonluk çalmış müzik kutusu, Kazım’a eşi emsali görülmemiş 4 maç verilmiş sinemalarda bu hafta, saha 2 maç kapatılmış, penaltın çalınmamış, ofsayttan gol yemişsin Eko Fener programlarını yapıyor. Yani şu Federasyonun yaptıklarını yapmaya, verdiği cezaları kesmeye Ulusoy bile cesaret edememişti. Ulusoy olsa kıyamet kopartılırdı oysa şimdi hala bir tepki yok. Yani demek ki tepki olaylara değil kişiye özelmiş. Ceza kararını Ulusoy federasyonu kesince kıyamet kopar, Özgener federasyonu beş katını verince sus pus otur. Ulusoy döneminden önce Fenerbahçe’yi bir hakem yakacaktı da ertesi hafta Galatasaray maçında görev alacaktı. Tasvip ettiğimden ve doğru bulduğumdan söylemiyorum, sadece verilen tepkiyi örnek göstermek için yazıyorum, bir hakem gelip Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yakacaktı da çevik kuvvetin yardımı olmadan stattan ayrılabilecekti. Aynı şey futbol takımı için de geçerli. Mesela şu Kasımpaşa maçı Hiddink döneminde olacaktı da futbolcular maçtan güle oynaya çıkacaklardı. Demek ki yönetimden başlayan, taraftarla devam eden ve futbolculara yansıyan bir vurdumduymazlık ve profesyonellik hali söz konusu. Fanatik Galatasaraylı Tahkim Kurulundan ayrılıyor, padişahlık gibi yerine daha fanatiği geçiyor, ceza kurulundan bir Galatasaraylı gidiyor daha fanatiği göreve geliyor ama en ufak bir bilgilendirme en ufak bir tepki gene yok. O zaman biz de maçtan yarım önce stada gelip kendimize ayrılan koltuklarımızda maçımızı izler, takım gol atınca alkışlar, yenilince tepkimizi göstermeden koşarak stadımızdan çıkarız. Herkes akıllı da bir kendini parçalayan taraftar mı enayi bu dünyada?

Yönetimdeki ruhsuzluk ve durgunluk aynen sahada devam ediyor. Bir de üzerine Daum’un iki haftadır devam eden, Aragones’in bile yapmadığı saçmalıkları eklenince Kasımpaşa’nın ikinci Aydınspor faciasını yaşatmasına ramak kaldı. İki kere iki dört, Alex varken Fenerbahçe’nin elindeki kadrosu iki forvet oynamaz. Elinizde forvet olarak rakip stoperleri döven Nobre ve Tuncay vardır, orta sahada ki üçlünüz ileri geri dinamo gibi çalışan, orta iç oynamayı bilen Emre – Aurelio – Appiah’dan kuruludur o zaman anlarım. Zaten bu kadro yapısıyla Alex’de istatistiklerini üç katına çıkartır. Akıl var mantık var, sol iç Mehmet Topuz, ortada Selçuk ile bu iş hiç olur mu? Yani Daum kaç yıldır Türkiye’de, kaç aydır da takımın başında böyle tuhaflıklar nasıl yapıyor aklım mantığım almıyor. Eğer gerçekten sahaya iki forvetle çıkılmasını futbolcular Daum’dan istedilerse o zaman durum daha beter içler acısı. Demek ki yönetim falan bu takımdan elini eteğini tamamen çıkmış. Dışarıda hakları gasp ediliyor aldıran yok, Samandıra çiftliğe dönmüş ilgilenen yok. Neymiş, kurumsal yapıymış. Görüyoruz sahada kurumsal yapıyı.

Hala Roberto Carlos gidecek mi kalacak mı tartışılıyor. Her gün Güiza başka bir takıma transfer oluyor. Hala Volkan’ın laubalilikten yediği goller devam ediyor. Takımın sol içinde sağ kanat için transfer edilen oyuncu oynuyor, takımda olmaması gereken Selçuk orta sahanın göbeğinde Aurelio’nun pozisyonuna soyundurulmuş, sol kanat baştan sona ahı gitmiş vahı kalmış Roberto Carlos’a teslim edilmiş. Takımın kaç yıldır sistemi ve aradığı forvet tipi belli, alınan isimler Kezman, Deivid ve Güiza. Kaç yıldır takım kanat oyuncusu olmadan oynuyor. Ama hala ne kadar bu taktiğe uyumsuz adam varsa transfer ediliyor.

Eğer bu takıma devre arası transferde doğrudan ilk on birde oynayacak bir sol açık, doğru dürüst bir forvet, ciddi bir kaleci, bir de defans için yedek bir stoper alınmazsa ikinci yarı şampiyonluk için hiç heyecan yapmaya gerek yok. Yönetim bu sessizliğini sürdürecekse, futbolcular da böyle sahada yürümeye devam edeceklerse bu transferlere de gerek yok gerçi. Şimdi kalkıp da “devre arası transfer zordur, nasıl futbolcu bulacağız” falan da demesin kimse. O zaman bu eksikleri gidip sene başında görüp değerlendirecektin. Sen geçen koskoca bir sezonun ardından hala Güiza’nın bu takıma uymadığını görmemişsen, hala gidip forvet almıyorsan, elinde iki tane sol bek varken ve onların önünde oynayacak tek isim kapasitesi belli Uğur Boral’ken sen hala gidip üçüncü sol beki transfer ediyorsan o zaman üç ihtimal var, ya bu eksikleri sene başında gidermediğimiz için hatalıyız diyeceksin ki ben şu anda kadar böyle bir hata kabul edildiğini görmedim ya da ne yapıp ne edip bu eksiklikleri devre arası falan dinlemeden gidereceksin. Gideremiyorsan da, Güiza, Roberto Carlos ve takımdan da memnunsan kalkıp üç sene üst üste şampiyonluk sözü vermeyeceksin. Çünkü görünen köy kılavuz istemez. Beşiktaş geçen sene şampiyonluğu tek bir Ernst hamlesiyle aldı, Fenerbahçe ise tüm parayı Güiza transferi için harcadığından dolayı kadrom iyidir yeterlidir diyerek kendini kandırıp Josico – Maldonado ikilisiyle devam ettiği için liga haftalar önce havlu attı.

İkinci yarı bize hala Güiza işkencesi yapılacaksa, hala Güiza iyi futbolcu deniliyorsa şimdiden geçmiş olsun. Mesela Nobre vasat bir futbolcuydu ama çok faydalı oldu, sisteme tam oturmuştu çünkü. Anelka çok iyi bir futbolcuydu ama Nobre’nin yarısı kadar katkı sağlamadı. Güiza hem vasat bir futbolcu hem de faydası yok. Biz de her hafta patlayacak diye bekliyoruz. Santos ve Kazım’da bu birlikteliklerini ikinci yarıda da sürdüreceklerse İstanbul gece hayatından uzak, güzel bir kiralama operasyonu ikisini de patlar, akıllarını başlarına getirir

Yazıktır günahtır, bu taraftar kendisini paralıyor, sahası kapatılıyor dışarıdan nasıl destek veririmin derdinde, her hafta sonu gidip Feneriumları yağmalıyor, taraftar kartı deniliyor koşuyor gidip alıyor, Fenercell deniliyor koşup hattını değiştiriyor ondan sonra sahada ki ruhsuz futbolcuları, saha dışında vurdumduymaz yönetimi görünce haliyle zor tutuyor kendini. Sahada öpen takım görmek isteyen yönetim önce saha dışında öpen yönetim olacak. Geri kalanı zaten taraftar halleder.

Ziya Aktürer
ziyaakturer@yahoo.com


 



Haber hakkındaki yorumlar;
http://forum.antu.com/KonuOku.aspx?gID=4&fID=9&kID=35493

02.12.2009

Haber Ara

Birileri Bizi Kandırıyor

Fenerbahçe futbol takımı üst üste üç maç yapıyor, verilmeyen bir penaltısı var, aleyhine verilen komedi bir ...


Kirli Düzenin Şımarık Çocukları

Varsayalım Cumartesi akşamı oynanan Bjk-Fenerbahçe maçını seyretmediniz,özetleri golleri görmediniz ve Paza ...


Mustafa Kemal Sevgisi ve Forma Rengine Göre Kararlar

“Şu Çılgın Türkler” kitabı kaç baskı yaptı bilemiyorum ama ülkenin en çok satılan kitaplarının başında geli ...


Derbinin Sonuçları- 2009

“Kadıköy’de resmen dayak yedik- Atmosfer hakemleri etkiliyor ,-maç tatil edilmeliydi (3-0 kazanırdık böylec ...


Bir Derbinin Çok ötesi
“Fenerbahçe-Galatasaray maçını kim kazanacak ?” Sorumuz bu.Kadıköy’deki maçlardan önce yorumlar hiç değişmiyor ...

Efes Pilsen, Türk Futbolu ve Ömer Üründül Öğretileri

Fenerbahçe 2008-09 basketbol sezonunda şampiyon olduktan sonra Semih ‘in doping kontrolünde cathine maddesi ...


Tatlısucular ve Rotasyon Çılgınlığı

Varsayalım bir “Tatlı su Fenerlisi” son Gençlerbirliği maçını seyretti.Hemen bir parantez açalım : ( Fenerl ...


Yedi de Yedi

“Aynı daha önceki Daum döneminde olduğu gibi Fenerbahçe iyi futbol oynamıyor. Aldığımız 21 puanın 5`ini iad ...


Erken Koptular

Belki de son 20 yıldır lig bu kadar erken kopmuyordu. Daha ligin 6 ıncı haftası geldi ve iki takım zirvede ...


Sindirme Operasyonu

Fransa’da ağabeyin biri raylar üzerinde uyuyakalmış (Tahminen alkol veya üzeri bir madde almıştır) ve üzeri ...


Değirmenin Suyu
Suat Aslanboğa’nın sanki taş ve pet şişe fobisi var. Sahaya atılan taşlar gösterilince “bayılırım” korkusuyla ...

Kızılay ve Fenerbahçe

Beşiktaş’ın formasına Kızılay reklamını hiçbir bedel talep etmeden almasını takdir ettim ve kıskandım. Nede ...


Fenerbahçe`de Denetleme Kurulu Şoku!
Fenerbahçe’de Denetleme Kurulu Şoku! Haberi en sonuna kadar okumanızı önemle rica ederim. Ali Şen görevden ayr ...

Gizli Bilgiler
2003-04 yılında “sil baştan” yapıp takımı Daum’a emanet eden Fenerbahçe ile ilgili gizli bilgileri paylaşacağı ...

Bu Sezon Nasıl Geçecek, Nasıl Bitecek?

Geçmiş tecrübelere istinaden ve sezon başı esen havaya baktığımızda aşağı yukarı şekilde 09 – 10 sezonunun ...


Gidişat Güzel

Fenerbahçe’de son bir ayda yapılan işler inanılmaz derecede doğru ve planlı. Geçen seneyi adeta pas geçen y ...


Bir "Haziran" Hatırası

Sokaktan geçen 100 Fenerbahçe taraftarını çevirip “unutamadığınız sezon hangisiydi ?” derseniz firesiz olar ...


3 Muhteşem Gün ve Milliyet Gazetesinde Büyük Skandal

Cuma akşamı Fenerbahçe kongresinin ortalığı toz duman edeceğini ve Fenerbahçe’de ciddi yaralar açacağını dü ...


Beyin Jimnastiği Yapalım, `Sıra Sende Cimbom` Diyelim

Ümit Yaşar Oğuzcan (Fenerbahçelidir ! ) bir şiirinde şöyle der : Bilinmeyen şeyler huzur içinde/bilmenin bi ...


Hepimiz İrlandalıyız

Öncelikle Arda’nın doping skandalı nedeniyle çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dilemiyoruz, hiç ...

Sayfa: 1.2.3.4.5.6.7.8.9....10






Antu.com Fenerbahçe Taraftarının Resmi Sitesi
Copyright © 1997-2017 Antu.com